ARTIK GÖRDÜĞÜMÜZE DE GÜVENEMİYORUZ
Polat Holding İş Zekâsı ve Dijitalleşme Direktörü İsmail Çoban, yapay zekânın sunduğu fırsatların yanında giderek büyüyen siber güvenlik risklerine dikkat çekti. Deepfake teknolojileri, yapay zekâ destekli dolandırıcılık yöntemleri ve insan odaklı siber saldırıların dijital güven anlayışını değiştirdiğini belirten Çoban, "Yapay zekâ çağında güven artık inanmak değil, doğrulamak anlamına geliyor" dedi.

Polat Holding İş Zekâsı ve Dijitalleşme Direktörü İsmail Çoban, yapay zekâ teknolojilerinin hızla gelişmesiyle birlikte dijital dünyada güven kavramının da köklü bir dönüşüm yaşadığını belirterek, artık yalnızca gördüğümüz görüntülere ya da duyduğumuz seslere güvenmenin yeterli olmadığını söyledi.
Bir dönem "Gözümle görmedikçe inanmam" sözünün güvenin en güçlü ifadesi olduğunu hatırlatan Çoban, günümüzde ise tam tersinin geçerli olduğunu ifade ederek, yapay zekâ destekli içeriklerin her geçen gün daha gerçekçi hâle geldiğine dikkat çekti.
Çoban, özellikle deepfake videolar, yapay zekâ ile üretilen ses kayıtları ve kişiye özel hazırlanan oltalama (AI phishing) saldırılarının dijital güvenlik anlayışını yeniden şekillendirdiğini belirtti. Birkaç yıl öncesine kadar bilim kurgu senaryosu gibi görülen olayların bugün teknik olarak mümkün hâle geldiğini vurgulayan Çoban, şirket yöneticilerinin sesi ve görüntüsü taklit edilerek acil ödeme talimatı verilmesi gibi örneklerin artık dünya genelinde yaşanmaya başladığını söyledi.
TEHDİT YALNIZCA BÜYÜK ŞİRKETLERİ İLGİLENDİRMİYOR
Söz konusu risklerin yalnızca büyük ölçekli şirketlerle sınırlı olmadığını belirten Çoban, bankacılıktan sağlığa, üretimden eğitime, kamu kurumlarından küçük işletmelere kadar herkesin aynı tehditlerle karşı karşıya olduğunu ifade etti.
Siber saldırıların artık sistemlerden önce insan güvenini hedef aldığını dile getiren Çoban, geçmişte sahte e-postaların yazım hatalarından kolaylıkla anlaşılabildiğini, ancak bugün yapay zekâ sayesinde kusursuz Türkçe ile hazırlanmış, kurum kültürüne uygun ve tamamen kişiselleştirilmiş dolandırıcılık mesajlarının üretilebildiğini söyledi.
Dolandırıcılık yöntemlerinin her geçen gün daha profesyonel, daha ikna edici ve ne yazık ki daha başarılı hâle geldiğini belirten Çoban, saldırganların yapay zekâyı çok hızlı adapte ettiğini ifade etti.
SAVUNMA TARAFI DA YAPAY ZEKÂYI ETKİN KULLANIYOR
Siber güvenlik alanında da yapay zekânın önemli bir savunma aracı hâline geldiğini belirten Çoban, şüpheli davranışları anlık analiz eden sistemlerin, sahte ses ve görüntüleri tespit eden algoritmaların ve kullanıcı davranışlarını izleyerek olağan dışı hareketleri belirleyen güvenlik çözümlerinin her geçen gün daha gelişmiş hâle geldiğini söyledi.
Saldırganlarla savunma ekipleri arasındaki yarışın sürekli devam ettiğini belirten Çoban, bazen saldırganların bazen ise savunma tarafının öne geçtiğini, ancak bu mücadelenin hiçbir zaman sona ermeyeceğini ifade etti.
TEKNOLOJİ TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL
En gelişmiş güvenlik sistemlerinin dahi tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Çoban, çalışanların, yöneticilerin ve bireylerin yeni nesil tehditler konusunda bilinçlendirilmesinin en az teknolojik yatırımlar kadar önemli olduğunu söyledi.
En güçlü güvenlik duvarlarının kurulabileceğini ve en gelişmiş yapay zekâ çözümlerinin satın alınabileceğini belirten Çoban, buna rağmen farkındalık eksikliği bulunan kurumlarda en pahalı güvenlik yatırımlarının bile tek bir telefon görüşmesiyle aşılabileceğine dikkat çekti.
YENİ DÖNEMİN ANAHTARI DOĞRULAMA OLACAK
Önümüzdeki yıllarda dijital güvenliğin en önemli kavramının "doğrulama" olacağını belirten Çoban, kullanıcıların gördükleri videoların gerçek olup olmadığını sorgulaması, ses kayıtlarının gerçekten ilgili kişiye ait olup olmadığını teyit etmesi ve kritik para transferleri gibi önemli işlemlerde ikinci bir iletişim kanalı üzerinden doğrulama yapmasının artık zorunluluk hâline geleceğini ifade etti.
Yapay zekâ teknolojilerinin gelişmeye devam edeceğini, deepfake içeriklerin daha gerçekçi, siber saldırıların ise daha akıllı hâle geleceğini belirten Çoban, savunma sistemlerinin de aynı hızla gelişeceğini söyledi.
Çoban, dijital çağda başarının yalnızca en güçlü yapay zekâ teknolojilerine sahip olmakla değil, bu teknolojileri bilinçli kullanan kurumlar ve bireyler yetiştirmekle mümkün olacağını belirterek sözlerini şu değerlendirmeyle tamamladı:
"Yapay zekâ çağında güven artık 'inanmak' değil, 'doğrulamak' anlamına geliyor. Belki de artık kendimize şu soruyu sormanın zamanı geldi: Gördüğümüz her şeye inanıyor muyuz, yoksa doğruluyor muyuz?"