SON DAKİKA
EKONOMİ Cuma 07 Ağustos 2026 11:44

EKONOMİDE REÇETE AYNI SONUÇ FARKLI

Ekonomist Mahfi Eğilmez, gelişmiş ülkelerde işe yarayan para ve faiz politikalarının gelişmekte olan ekonomilerde aynı sonucu vermediğini belirterek, ekonomi politikalarının ülkelerin kurumsal yapısı ve finansal koşullarına göre şekillenmesi gerektiğini vurguladı

Ekonomide reçete aynı sonuç farklı

Ekonomist Mahfi Eğilmez, küresel ekonomide uzun yıllardır geçerli kabul edilen ekonomi teorilerinin artık her ülkede aynı sonucu üretmediğine dikkat çekti. Eğilmez’e göre, özellikle finansal küreselleşme ve sermaye hareketlerinin serbestleşmesi sonrasında ekonomi politikalarının etkisi, ülkelerin yapısal özelliklerine daha bağımlı hale geldi.

Eğilmez, bugün yaygın biçimde kullanılan ekonomi teorilerinin büyük ölçüde gelişmiş ekonomilerin tarihsel deneyimleri ve akademik kurumları içinde şekillendiğini belirtti. Üniversiteler, merkez bankaları, araştırma kuruluşları ve düşünce kuruluşları arasındaki güçlü etkileşimin ekonomik bilginin belirli coğrafyalarda yoğunlaşmasını sağladığını ifade etti.

1980 sonrası dengeler değişti

Bretton Woods sonrası dönemde sermaye hareketlerinin sınırlı olması nedeniyle makroekonomik politikaların ülkeler arasında daha benzer sonuçlar verdiğini hatırlatan Eğilmez, 1980’lerden sonra finansal küreselleşmenin hızlanmasıyla bu tablonun değiştiğini vurguladı.

Bu süreçte aynı politika araçlarının farklı ekonomilerde giderek daha farklı sonuçlar üretmeye başladığını belirten Eğilmez, özellikle para politikasındaki ayrışmanın dikkat çekici olduğunu söyledi.

FED örneği dikkat çekti

Eğilmez, rezerv para statüsüne sahip olmayan ekonomilerde parasal genişlemenin çoğu zaman doğrudan enflasyon ve döviz kuru üzerinde baskı yarattığını, buna karşılık rezerv para ihraç eden ülkelerde etkinin önemli bölümünün küresel finansal sistem içinde dağıldığını ifade etti.

2008 küresel finans krizinin ardından ABD Merkez Bankası’nın uyguladığı niceliksel genişleme politikalarının ABD’de yüksek enflasyon yaratmadığını hatırlatan Eğilmez, benzer uygulamaların birçok gelişmekte olan ekonomide daha güçlü enflasyon ve kur baskıları oluşturduğunu kaydetti.

Faiz politikası her ülkede aynı işlemiyor

Faiz kararlarının da ülkelerin finansal yapısına göre farklı etkiler yarattığını belirten Eğilmez, gelişmiş ekonomilerde faiz artışlarının çoğu zaman enflasyonla mücadelede yeterli olabildiğini söyledi.

Dış finansmana bağımlı ekonomilerde ise faiz kararlarının yalnızca enflasyonu değil; sermaye hareketlerini, döviz kurunu ve finansal istikrarı da doğrudan etkilediğini belirten Eğilmez, bu nedenle para politikasının başarısının maliye politikası, kurumsal güven ve yapısal reformlarla yakından bağlantılı olduğunu vurguladı.

Tek doğru model dönemi kapanıyor

Eğilmez’e göre artık tartışmanın odağında “hangi ekonomik model doğrudur?” sorusu değil, “hangi model hangi koşullarda çalışır?” sorusu bulunuyor.

Kurumsal kapasitesi güçlü ülkelerde serbest piyasa mekanizmasının kaynak tahsisini daha etkin hale getirebildiğini belirten Eğilmez, kurumsal zayıflıkların belirgin olduğu ekonomilerde ise aynı mekanizmanın piyasa gücünün yoğunlaşmasına ve gelir dağılımının bozulmasına yol açabileceğini ifade etti.

Enflasyon yükselirken faiz indirimi uyarısı

Eğilmez, her ülkenin ortak teorik çerçeveleri kendi yapısal özelliklerine uygun politika tasarımlarına dönüştürmesi gerektiğini vurgularken önemli bir uyarıda da bulundu.

Yapısal farklılıkların, “enflasyon yükselirken faiz indirmek” gibi iktisadi temellerle bağdaşmayan uygulamaları meşrulaştırmayacağını belirten Eğilmez, bu tür adımların teorik farklılaşma kapsamında değerlendirilemeyeceğini söyledi.

İktisatçıya göre geleceğin makroekonomik tartışmaları, tek bir evrensel doğru model arayışından çok, hangi teorilerin hangi kurumsal ve finansal koşullar altında geçerlilik kazandığını anlamaya odaklanacak.