SON DAKİKA
GÜNDEM Pazar 23 Ağustos 2026 02:42

İSTANBUL'UN KALBİNDEKİ ESNAF ZOR DURUMDA

İstanbul'un önemli tarihi ve turistik merkezlerinden biri olan Ortaköy; hanutçuların, kayıt dışı seyyar satıcıların ve fahiş fiyat uygulayan işletmelerin kuşatması altında. Meydanı parselleyen ve mafyavari yöntemlerle turistleri taciz eden gruplara karşı yetkilileri göreve çağıran bölge esnafı çaresiz. Ortaköy'de yaşanan bu krize dair elde ettiğimiz bilgilere göre, köklü esnaf canından bezmiş durumda: "Göz göre göre müşterinin önü kesiliyor. Biz müdahale etsek kavga çıkıyor, adalet önünde kabadayı konumuna düşüyoruz."

İstanbul'un kalbindeki esnaf zor durumda

Hakan ÖZBAY

İstanbul’un simge noktalarından Beşiktaş'a bağlı Ortaköy, son yıllarda tarihinin en zor günlerini yaşıyor. Boğaz'ın incisi konumundaki semt; hanutçuluk terörü, adım atılamaz hale gelen trafik, yetersiz otoparklar ve yaya akışını felç eden seyyar satıcılar yüzünden adeta bir kaos merkezine dönüşmüş durumda. Konunun arka planına ve sokağın nabzına dair elde ettiğimiz bilgilere göre, Ortaköy'de giderek artan "mafyalaşma" eğilimi, işini hakkıyla yapan köklü bölge esnafını tükenme noktasına getirdi. Bölgenin köklü esnafları, denetimlerin daha sık ve caydırıcı cezaların uygulanmasını istiyor.

HANUTÇU TERÖRÜ VE MAFYAVARİ TAKTİKLER

Özellikle meydandaki esnafın en büyük sorunu, kapı önlerini işgal eden ve turistleri zorla içeri çekmeye çalışan hanutçular. Bölge esnafı, yaşanan bu durumun ciddi bir soruna yol açtığını söylüyor. Bunu uygulayan bazı işletmelerin tutumlarını eleştiren bölge esnafı, mekanların denizi görmesine rağmen kapılara hanutçu yerleştirilmesini büyük bir zafiyet olarak nitelendiriyor. Kafetarya önünde bekleyen şahısların ellerindeki menülerle gelen müşterilerin önünü kestiğini ve insanları adeta zorla içeri aldıklarını belirten bölge esnafı, içeri giren müşterilerin sanki en lüks restorandaymış gibi fahiş fiyatlar ödemek zorunda bırakıldığını ifade ediyor ve daha sonra yabancı turistlerin bu durumu fark edip şikayette bulunduklarını vurguluyor. 

Bu mafyavari taktikler sadece hanutçularla sınırlı değil. Kumpircilerin önünden geçmek bile yerli ve yabancı turistler için büyük bir eziyete dönüşmüş durumda. İnsanların çoğu, dükkan önlerinde bitmek bilmeyen bağırmalar yüzünden o bölgeden geçmek dahi istemiyor. Kendi çabalarıyla bu düzene karşı durmaya çalışan esnaflar, hukuki yaptırımların yetersizliğinden ve resmi mercilere başvurduklarında açık hedefe geldiklerinden şikayetçi.

Duruma müdahale edildiğinde fiziksel arbede yaşanma riski bulunduğunu belirten bölge esnafı, şikayet mekanizmalarının işlemediğini vurguluyor. Olası bir şikayette isimlerinin zikredildiğini ve doğrudan hedef haline geldiklerini belirten bölge esnafı, adalet arayışlarını şu sözlerle ifade ediyor: "Ben kalkıp bunları dile getirip belediyeye, kaymakamlığa, emniyete götürsem maalesef adımızı zikrediyorlar. Bu sefer hedef haline geliyoruz. Gidip savcıya veya hakime derdimizi anlatsak, 'Sen kabadayı mısın, bu işin belediyesi var' diyecekler ve yine biz suçlu olacağız. Göz göre göre bu haksızlığa boyun eğmek zorunda bırakılıyoruz." Zabıta karakolunun hemen yanı başında dahi bu usulsüzlüklerin pervasızca devam etmesi, meydandaki mafyalaşma eğiliminin büyük kanıtı olarak gösteriliyor.

BOĞAZ MANZARASINA ÇİN PAZARI ENGELİ

Ortaköy meydanının haftanın en yoğun günleri olan cuma, cumartesi ve pazar günleri adeta bir panayıra dönüştüğünü vurgulayan bölge esnafı, kurulan tezgahların tarihi dokuyu ve manzarayı tamamen kapattığını iddia ediyor. Mekanlarında oturan insanların Kız Kulesi'ni, Ayasofya'yı ve Boğaz'ı görmesi gerekirken önlerine çekilen tezgahlar yüzünden adeta nefes alamadıkları belirtiliyor. Meydanda kurulan tezgahların el sanatlarıyla ilgisi kalmadığını, Tahtakale'den ve Eminönü'nden alınan Çin malı ürünlerin satıldığı dile getirilirken, yaya akışının ve görsel estetiğin ciddi şekilde tahrip edildiğine dikkat çekiliyor. Elde ettiğim bilgilere göre, kira, stopaj, SGK ve vergi yükü altındaki resmi işletmeler ayakta kalma mücadelesi verirken, meydanı işgal eden bu yapıların yeterli düzenlemeye tabi tutulmaması, bölge esnafının en büyük isyan noktalarından birini oluşturuyor.

ULAŞIM KABUSU BÜYÜK 

Ortaköy'ün kanayan bir diğer yarası ise trafik. Beşiktaş merkezden Ortaköy'e yürüme mesafesinin on beş dakika olmasına rağmen, araçla bir saatte ulaşılamaması semti ziyaret edenler için bir kabusa dönüşüyor. Barbaros Bulvarı üzerinden inişlerin zaman zaman iki saati bulduğunu belirten bölge esnafı, çözümün deniz yolu olduğunu vurguluyor. Deniz trafiğinin Ortaköy merkez üssü yapılarak açılması, deniz motorları, deniz taksileri ve vapurlarla Anadolu yakasından ring seferleri konulması halinde karadan denize ulaşımın kolaylaşacağı ve bu trafik kabusunun sona ereceği ifade ediliyor.

Trafik sorununun temelinde yatan otopark eksikliği için de yetkililere daha önce projeler sunulduğu, ancak sonuç alınamadığı ifade ediliyor. Esnaf, Zübeyde Hanım Kız Meslek Lisesi'nin bulunduğu alanın merkezi konumuna dikkat çekerek; Ulus, Dereboyu, Beşiktaş, Kuruçeşme, Arnavutköy ve Bebek yollarının kesişim noktası olan bu alanın altına yedi katlı yeraltı otoparkı yapılabileceğini belirtiyor. Ancak bu önerilerin bugüne kadar hiçbir karşılık bulmadığı ifade ediliyor.

YEREL YÖNETİMLERE ACİL ÇAĞRI

Ortaköy'de faaliyet gösteren esnaflar, Büyükşehir Belediyesi'nin ve ilgili kurumların acilen bir Ortaköy vizyonu oluşturmasını talep ediyor. Çözüm bekleyen acil sorunların başında ise güvenlik zafiyetinin giderilmesi geliyor. Ortaköy'ün giriş noktalarına profesyonel güvenlik ekipleri yerleştirilerek seyyar satıcı, hanutçu ve dilenci girişlerinin engellenmesi gerektiği ifade ediliyor. Bunun yanı sıra, binaların cephelerinin tarihi dokuya uygun renklere boyanması, balkonların çiçeklendirilmesi ve dükkan önlerindeki işgaliyelerin nizami ölçülere çekilmesi isteniyor. Meydanı kapatan tezgahçıların ise arka taraftaki eski otopark alanına çekilerek, yaya trafiğini ve manzarayı engellemeyecek düzenli bir sistem içinde toplanması gerektiği vurgulanıyor. Ortaköy'ün hak ettiği saygın düzene kavuşabileceğini ancak bunun için kararlı bir siyasi ve idari irade gerektiğini belirten bölge esnafı, yetkilileri göreve çağırıyor. 

ABONE OL