SON DAKİKA
GÜNDEM Pazartesi 01 Haziran 2026 12:46

"KURULTAY YAPILMAZSA SEÇİME GİRİLEMEZ"

Özgür Özel liderliğindeki CHP'nin Sözcüsü Zeynel Emre, MYK toplantısının ardından yaptığı açıklamada kurultayın yapılmaması durumunda Siyasi Partiler Kanunu'na göre 6 yıldan uzun süre kurultay yapılmamış gibi olacağı için CHP'nin seçime giremeyeceğini söyledi. Emre, ayrıca, Kemal Kılıçdaroğlu'nun "grup toplantısı yapılmayacak" açıklamasıyla ilgili "Biz grup toplantımızı yapacağız. Genel Başkanı'mız nerede konuşuyorsa grup toplantısı oradadır. Orası bizim salonumuz. Biz oraya gireceğiz. Konuşmamızı yapacağız. Olması gereken bu. Bir anormallik olursa o zaman birlikte görmüş olacağız" sözlerini kullandı.

"Kurultay yapılmazsa seçime girilemez"

Özgür Özel liderliğindeki CHP'nin Sözcüsü Zeynel Emre, kurultayın yapılmaması halinde partinin seçimlere giremeyeceğini ifade etti; grup toplantısının ise yapılacağını belirtti.

Emre, CHP'nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel liderliğindeki Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısının ardından açıklama yaptı.

Açıklamasında mahkeme kararıyla Genel Başkanlığı'na getirilen Kemal Kılıçdaroğlu'nun iddiaları başta olmak üzere gündeme ilişkin konuşan Emre, "Olağanüstü durumlar, olağanüstü şartları oluşturur. Bizler de öyle günlerden geçiyoruz. Biz bu şartlar altında Gazi Meclis'imizde seçilmiş Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'in başkanlığında MYK toplantımızı yaptık. Gündemi değerlendirdik" dedi.

MYK'de CHP'ye yönelik mutlak butlan kararının değerlendirildiğini ifade eden Emre, "Buradan nasıl çıkarız, hangi yol, hangi metotlarla halkımızla birlikte bu kumpasları savuştururuz bunu konuştuk. Tabii esasında gerek söz konusu butlan kararı çıkmadan evvel, gerekse çıktıktan sonra hemen hemen herkesin ortaklaştığı bir süreç var. Neden Cumhuriyet Halk Partisi'nin başına bu geldi? Neden Sayın Özgür Özel'e yönelik böyle bir olay gerçekleşti diye" ifadelerini kullandı.

"BOP'A HİZMET EDEN BİR İKTİDAR VAR"

"Biz biliyoruz ki burada bir Büyük Ortadoğu Projesi var ve o Büyük Ortadoğu Projesi'ne hizmet eden bir iktidar var" diyen Emre, "Buna karşın, hatırlarsanız son birkaç senedir Gazze'deki insanlık dramına, orada çocuk kadın demeden yapılan katliamlara, o işi meşrulaştırmak adına kurulan Gazze kuruluna şiddetle karşı çıkan ve bunu protesto amaçlı olarak altı partiyle Eyüpsultan'da ortak miting düzenleyen, farklı etkinlikler yapan, devlet başkanlarına mektup yazan ve bu planların dışında dünya içinde hukukun üstünlüğünü, insan haklarını, demokrasiyi, eşitliği savunan bir liderin hedef haline gelmesi elbette ki beklenen bir durumdu" sözlerine yer verdi.

Bugün genişletilmiş bir MYK toplantısı gerçekleştirdiklerini ifade eden Emre, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Yani önceki dönem MYK'de yer alan ve Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'nde görev alan altı arkadaşımızı da dahil ederek gündemi geniş bir şekilde değerlendirdik. Ve ortada şu sonuç var: Bu bahsettiğimiz çalışmalar, partimizin son yerel seçimlerdeki birinci oluşu, cesaretle mücadele etmesi, Saray'ın bir cici muhalefeti haline gelmeyi reddetmesi karşısında AKP'nin yargı kolları, partimiz içerisindeki maalesef butlan kollarıyla birlikte ortak hareket ederek böyle bir kumpası kurdular.

"PARTİLİLERİN İRADESİNE DAYANMAYAN HİÇBİR YÖNETİMİN DE MEŞRUİYETİ YOKTUR"

Biliyorsunuz biz dün yüz binlerce vatandaşımızla birlikte Ankara'da, Ankara İl Başkanlığımızın önünde bayramlaştık. Daha sonra da belki de Cumhuriyet tarihinin en önemli yürüyüşlerinden birini yaparak Anıtkabir'e yürüdük. Atamıza gittik ve orada da o alan daha tıka basa dolmuşken dahi yürüyüşün devam ettiği, o kadar uzun bir kortejin olduğu bir süreci yaşadık. Şüphesiz ki tüm bunlar, gerek bizleri gerekse bu karar sonrasında bir an için umutsuzluğa kapılan vatandaşlarımız açısından da yüreklere su serpilen görüntüler olmuştur.

Türkiye Cumhuriyeti asla ve asla bir adamın, bir zümrenin, bir kişinin, bir partinin tekeline girmeyecektir. Türkiye Cumhuriyeti; egemenliği kayıtsız şartsız halktan alındığı, meşruiyetin halktan alındığı, çeşitli ayak oyunlarıyla, yargıyı kullanarak, farklı enstrümanları kullanarak, siyasi partilere kumpas yapılarak bir tek adam devleti haline gelmeyecektir.

Biz kendimize güveniyoruz, vatandaşımıza güveniyoruz. Bizim açımızdan 'meşruiyet nedir?' dediğimizde, hem siyasi partilerde hem de iktidarlar açısından halktan aldığınız oydur, bunun karşılığıdır. Bir parti halktan yeteri kadar destek bulmuyorsa ve rakibine gayriahlaki bir şekilde kumpaslar kuruyorsa o da meşruiyetini kaybetmiştir. Partiler açısından da delege iradesine dayanmayan, partililerin iradesine dayanmayan hiçbir yönetimin de meşruiyeti yoktur."

DELEGELERDEN İMZA TOPLANACAK

Kemal Kılıçdaroğlu'nun "FETÖ artıklarını temizleyemediğim için özür dilerim" açıklamasını hatırlatarak, Özgür Özel'in FETÖ ile ilişkilendirilmeye, "sanki irtibatı varmış" gibi bir algı oluşturulmaya çalışıldığını söyleyen Emre, Özel'in, Ergenekon ve Balyoz gibi FETÖ kumpası davalarını takip ettiğini, bu kumpasları dile getirdiğini, 15 Temmuz FETÖ darbe girişimine karşı da Meclis'e gelerek tepkisini ortaya koyduğunu kaydetti. Emre, "şunları söledi:

"Şimdi kıymetli arkadaşlarımız, bir konunun daha altını çizmek isterim. Sayın Genel Başkanımıza yönelik dünkü işte önceki genel başkanımızın yapmış olduğu bir " FETÖ" artıklarını temizleyemediğim için özür dilerim" cümlesinden sonra, belli ki önceden çalışılmış, çok organize bir şekilde sosyal medyada ve çeşitli platformlarda saldırılar yapıldığını görüyoruz. Yani Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel'i FETÖ ile ilişkilendirmeye çalışan, sanki irtibatı varmış gibi bir algı oluşturmaya çalışan bir aklı görüyoruz. Burada da hakikaten üzücü bir durum. Efendim işte bundan 10 yıl önce bir FETÖ itirafçısının bir beyanı varmış da o beyanı üzerine işte sanki oradaki ifadeler de doğruymuş gibi bir algı oluşturulmaya çalışılıyor.

Önce şunun altını çizelim; Sayın Özgür Özel ilk milletvekili olduğu dönemde, daha Cumhuriyet Halk Partisi kurumsal olarak Ergenekon davalarını takip etmeden, o kumpas davalarında gidip izlemiş, oradaki kumpasları dile getirmiş, gerek Ergenekon'da, gerek Balyoz'da, gerek İzmir Askeri Casusluk davasında, Mamak'ta, Hasdal'da, Hadımköy'de, Silivri'de ziyaret etmediği, mağdur edilen, tutsak edilen asker kalmamıştır.Ve bu konuda kitap yazmıştır. İzmir askeri casusluk davasını kimse bilmezken oradaki kumpasları ortaya çıkarmıştır. En önemlisi ise o zamanki Genel Başkanımız Sayın Kılıçdaroğlu'nun uçakta bulunması nedeniyle 15 Temmuz gecesi inisiyatif almış, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne gelmiş, burada meclisin açılmasına katkı sunmuş, meclise bomba atıldığı anda dahi genel kurulu terk etmemiş, meşruiyetin yanında durduğunu Cumhuriyet Halk Partisi adına ilan etmiş ve büyük bir cesaretle bu girişimi yapma konusunda bir an bile tereddüt etmemiş ve o günkü tutumu nedeniyle FETÖ'cüler hariç bu ülkedeki her kesimden, her siyasi partiden, her medyadan büyük takdirler almıştır, övgüler almıştır."

TEDBİR KARARI KALDIRILABİLİR

Emre, CHP'nin içinde bulunduğu durumdan çıkması için biran önce kurultay yapılması gerektiğini vurgulayarak, Yargıtay'a verilecek bir dilekçe ile tedbir kararının kaldırılabileceğini, böylece kurultay kararı için hiçbir engelin kalmayacağını ifade etti.

Kurultay kararının CHP için "varlık - yokluk meselesi" olduğunu dile getiren Emre, temmuz ayına kadar kurultayın yapılmaması durumunda CHP'nin seçimlere katılamayacağını ifade etti. CHP'li Emre, şöyle konuştu:

"2023 Kasım ve sonrasındaki tüm kurultaylar mahkemece iptal edildiğinden CHP'nin geçerli kurultayı Temmuz 2020 tarihidir. Gerek siyasi partiler yasası gerek buna dayanarak hazırlanan tüzüklere göre 2 yıl artı 1 yıl uzatmalı olmak üzere üç yılda bir kurultaylar yapılmak zorundadır. Hele hele bu süre 6 yılı geçerse o siyasi parti seçime giremez. Bu çok açıktır. Temmuz 2026 itibarıyla 6 yıl olan süre dolacak. Bir an evvel 'seçim' demeyen, bu yönde karar almayan, inatla irade göstermeyen herkes bu işin sorumlusu olur. Biz bu tehlikenin farkındayız. O nedenle tüm CHP'liler sorumluluk almaya devam etmeliyiz. Bu, bizim varlık yokluk meselemiz."

Zeynel Emre, açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

Salı günü partisinin TBMM Grup Toplantısı'nın yapılıp yapılmayacağının sorulması üzerine Emre, şunları söyledi:

"Biz grup toplantımızı yapacağız. Bunu net söyleyelim. Milletvekili grubunun çok büyük bir kesimi, 100'ün üzerinde bir sayıyla Sayın Özgür Özel'in yanında, ona karşı yapılanın haksızlık olduğunu görüyor. Seçilen grup başkanı ve grup başkanvekilleri var. İçtüzüğe göre bu gerçekleşmiş, Meclis Başkanlığı seçiminin usulüne uygun olduğunu kabul edip internet sitesinde yer vermiş. Şimdi hal böyleyken biz bunu başkan sıfatıyla da olsa genel başkan sıfatıyla da olsa 'grup başkan vekillerini hiçbir şekilde CHP'nin yıllardır kullandığı salona sokmayız, konuşturmayız' diye söylenen sözün bir anlamı yoktur. Kaldı ki bizim konuşmak için salonlara ihtiyacımız yok. Genel Başkanımız nerede konuşursa, grup toplantısı oradadır."

"ORASI BİZİM SALONUMUZ, ORAYA GİRECEĞİZ"

Bir başka gazetecinin, kurultay için CHP delegelerinden imza toplanıp toplanmayacağı yönündeki sorusunu yanıtlayan Emre, "Biz yarın delegelerden imzayı topluyoruz. Çok kısa süre içinde topladığımızı göreceksiniz. Hangi delegelerle isteniyorsa onu da toplarız. Mahkemenin kararı doğrultusunda yetkili olan delegelerin hepsinin imzasını toplayacağız, kim yetkiliyse. Bu süreci zamana yayarak ilerletmenin hiçbir mantığı yok" ifadelerini kullandı.

"TBMM Grup Toplantısı için Meclis Başkanı ile bir irtibatınız oldu mu?" sorusuna karşılık Emre, "Toplanmak, konuşmak için özel olarak bir şeye ihtiyacımız yok. Burası TBMM, gazi Meclis. Buranın teamülleri, kuralları var. Meclis grubu iç yönetmeliği açıktır. Kurulların nasıl seçileceği açıktır. Seçilen grup başkanı ve grup başkanvekilleri ve partili milletvekilleri, partimize tahsisli bir salona alınmaması gibi bir ihtimali düşünmek istemiyoruz. Bu kapsamda da özel bir iletişim içerisinde değiliz. Orası bizim salonumuz, oraya gireceğiz, konuşmamızı yapacağız. Olması gereken bu" değerlendirmesinde bulundu.

ÖZEL DİSİPLİNE VERİLEBİLİR Mİ?

Kılıçdaroğlu'nun partinin arınmasına yönelik açıklamalarıyla disiplin sürecine ilişkin tartışmaların anımsatılması üzerine Emre, hukuk ve meşruiyet içerisinde konuları ele alacaklarını söyledi.

Emre, partilerin tüzüklerine göre yönetildiğini ve CHP'nin içtüzüğünün açık olduğunu dile getirerek, "Sayın Özgür Özel'in disipline verilebilmesi için bu kararın Parti Meclisinden geçmesi gerek. Parti Meclisinde zaten yeterli çoğunluğu olmuş olsa o kurulu çoktan toplardı" dedi.     

ABONE OL