KURUMSALLAŞAN AİLE ŞİRKETLERİ GELECEĞE HAZIRLANIYOR
TAİDER Yönetim Kurulu Başkanı Gülfem Yorgancılar Perçin, aile şirketlerinin geleceğe taşınmasında sürdürülebilirlik, güçlü yönetişim, dijital dönüşüm ve kuşaklar arası uyumun kritik rol oynadığını vurguluyor.

Türkiye ekonomisinin temel yapı taşlarından biri olan aile şirketleri, bugün yalnızca finansal başarıyla değil; kurumsallaşma, sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve yeni nesil liderlik anlayışıyla geleceğe hazırlanıyor. TAİDER Yönetim Kurulu Başkanı Gülfem Yorgancılar Perçin, uzun ömürlü şirketlerin tesadüfen değil, planlı yönetişim ve ortak değerlerin gelecek kuşaklara aktarılmasıyla oluştuğunu belirterek, “Güçlü aile şirketleri, güçlü ekonomi ve güçlü toplum demektir” mesajını veriyor.
Türkiye ekonomisinin bel kemiğini oluşturan aile şirketleri bugün sizce en büyük hangi dönüşüm sınavını veriyor?
Aile şirketlerinin bugün verdikleri sınavı tek bir cümle ile özetlemek gerekirse; gelenekselleşmiş bir yapıyı, yeni nesil vizyonu ile dijital ve sürdürülebilir bir geleceğe entegre etme zorunluluğu diyebilirim. Artık yalnızca finansal başarı yeterli değil; yönetişim, sürdürülebilirlik, dijital dönüşüm, yetenek yönetimi ve kurumsal kültür de rekabet gücünün ayrılmaz parçaları haline geldi. Özellikle belirsizliklerin arttığı bir dönemde hızlı karar alabilen, öğrenen ve kendini sürekli yenileyen aile şirketleri geleceğe daha güçlü hazırlanıyor. Bu dönüşümü yalnızca teknolojik değil, aynı zamanda kültürel bir değişim olarak görüyoruz.
TAİDER'in yeni dönem vizyonunda sıkça vurguladığınız "nesiller boyu sürdürülebilirlik" kavramını nasıl tanımlıyorsunuz? Bir aile şirketinin uzun ömürlü olabilmesi için en kritik unsur nedir?
TAİDER için nesiller boyu sürdürülebilirlik, şirketin sadece ekonomik olarak ayakta kalması değil; aile birliğini, ortak değerlerini, kurumsal yapısını ve topluma kattığı değeri de gelecek kuşaklara aktarabilmesidir. Dünyada dördüncü kuşağa ulaşabilen aile şirketlerinin oranı oldukça düşük. Bu nedenle uzun ömürlülük tesadüf değil; planlı yönetişimin sonucudur. Bana göre en kritik unsur ise güvene dayalı güçlü bir yönetişim sistemi kurabilmek. Roller, sorumluluklar ve karar alma mekanizmaları net olduğunda hem aile ilişkileri hem de şirket çok daha sağlıklı ilerliyor.
Kurucu liderlerin tecrübesini ve köklü değerlerini kaybetmeden yeni neslin inovatif, küresel ve girişimci bakış açılarına da alan açmak gerekiyor. Bu geçişlerin yazılı anayasalarla, profesyonel yönetim kurullarıyla yönetilmesi gerekir.
En sık yapılan hata
Birçok aile işletmesinde kuşak geçişi hâlâ sancılı ilerliyor. Sizce ikinci ve üçüncü kuşağın yönetime hazırlanmasında en sık yapılan hata nedir?
Aile şirketlerinde ikinci ve üçüncü nesle geçişte istatistiksel olarak çok ciddi bir kırılma yaşanıyor. Aile şirketlerinin %30’u ikinci nesle, %10-15’i üçüncü nesle, %3-4’ü ise 4.nesle geçebiliyor.
En yaygın olan hataları sıralamak gerekirse;
• Erken sorumluluk yerine, erken verilen unvanlar
• Sistemli bir gelişim planı oluşturamamak,
• Dışarıda deneyim kazanmaya önem vermemek,
• Yetkinlik (liyakat)yerine soyadını esas almak,
• İşi öğretirken sahiplik, hissedarlık, kurumsal yönetim ve aile anayasası gibi konuları öğretememek,
• Kuşaklar arası iletişim sağlayamamak (otorite yerine ikna etme kültürünü oluşturmak)
• Haleflik planını ertelemek (başarılı geçişler 5-10 yıl arasında yapılan planlamalarla oluşuyor)
Yapay zekâ, dijitalleşme ve değişen iş yapış modelleri aile şirketlerini nasıl etkiliyor? Geleneksel yapıyı korurken yenilikçi kalmanın yolu sizce nedir?
Yapay zekâ ve dijitalleşme artık tercih değil, rekabetin temel koşullarından biri. Ancak teknoloji tek başına dönüşüm sağlamıyor. Asıl önemli olan, bu teknolojileri stratejik bakış açısıyla iş süreçlerine entegre edebilmek. Aile şirketlerinin en büyük avantajlarından biri hızlı karar alabilmeleri ve uzun vadeli düşünebilmeleridir. Bu avantajı inovasyon kültürüyle desteklediklerinde çok güçlü sonuçlar elde edebilirler. Geleneksel değerleri korurken değişime açık olmak birbirine zıt kavramlar değil. Köklerden güç alırken geleceğe yatırım yapmak gerekiyor.
Kurumsallaşmada bilinç oluşuyor
Türkiye'deki aile işletmelerinin kurumsallaşma konusunda son yıllarda önemli bir ilerleme kaydettiğini düşünüyor musunuz? Hâlâ geliştirilmesi gereken alanlar neler?
Son yıllarda özellikle orta ve büyük ölçekli aile şirketlerinde kurumsallaşma konusunda önemli bir bilinç oluştuğunu görüyoruz. Aile anayasaları hazırlanıyor, bağımsız yönetim kurulu üyeleri görev alıyor, aile meclisleri kuruluyor ve yönetişim uygulamaları yaygınlaşıyor. Ancak bu dönüşümün ülke genelinde daha fazla yaygınlaşması gerekiyor. Kurumsallaşmayı sadece prosedürlerden ibaret görmek yerine, bir yönetim kültürü olarak benimsemek büyük önem taşıyor. Özellikle performans yönetimi, profesyonel yönetici istihdamı ve sürdürülebilirlik stratejileri geliştirilmesi gereken başlıklar arasında yer alıyor.
Biz TAİDER olarak İstanbul, Ankara, İzmir, Denizli, Bursa olmak üzere il temsilciliklerimizle Türkiye’de faaliyetlerimize devam ediyoruz. Geçtiğimiz günlerde de genel kurulumuzu Gaziantep’te yaparak o bölgede de etkinliğimizi arttırmak niyetindeyiz.
Kadınların rolü
Kadınların aile şirketlerinde karar alma mekanizmalarındaki rolü sizce nasıl değişiyor? Bu konuda son yıllarda gözlemlediğiniz en önemli gelişmeler neler?
Son yıllarda kadınların aile şirketlerinde çok daha görünür ve etkin roller üstlendiğini memnuniyetle gözlemliyoruz. Artık kadınlar sadece operasyonel görevlerde değil; yönetim kurullarında, stratejik karar alma süreçlerinde ve dönüşüm projelerinde de önemli sorumluluklar üstleniyor. Araştırmalar da çeşitliliğin şirket performansına olumlu katkı sağladığını gösteriyor. Buna rağmen hâlâ gidilecek önemli bir yol var. Kadınların fırsat eşitliği içinde liderlik pozisyonlarına erişimini destekleyen kültürün daha da güçlendirilmesi gerektiğine inanıyorum.
Aile şirketlerinde de kız çocuklarının aldıkları eğitimler, yabancı dil becerileri ile şirketlerine hem ihracat hem de girişimcilik alanlarında etkinliklerinin arttığını gözlemliyoruz. Yönetim kadrosundaki havuzun kadın erkek olarak denge içinde olmasının şirkete değer kattığını düşünüyoruz.
Yeni projeler hayata geçirilecek
TAİDER Yönetim Kurulu Başkanı olarak önümüzdeki dönemde hayata geçirmeyi hedeflediğiniz en önemli projeler neler olacak? Bu çalışmaların Türkiye'deki aile işletmelerine nasıl bir katkı sağlamasını bekliyorsunuz?
Yeni dönemde temel hedefimiz, aile şirketlerinin nesiller boyu sürdürülebilirliğini destekleyen bilgi paylaşımını ve etkileşim ağını daha da güçlendirmek. Deneyim paylaşım platformlarımızı yaygınlaştırmayı, yeni nesil liderlere yönelik gelişim programlarını artırmayı, aile şirketlerinde yönetişim, sürdürülebilirlik ve dijital dönüşüm alanlarında rehberlik sağlayacak yeni eğitim projeleri geliştirmeyi planlıyoruz. Bunun yanında Anadolu'daki aile işletmelerine daha fazla ulaşmayı, uluslararası iyi uygulama örneklerini üyelerimizle buluşturmayı ve Türkiye'de aile şirketlerinin uzun ömürlü başarı hikâyelerinin artmasına katkı sunmayı hedefliyoruz. Çünkü güçlü aile şirketleri, güçlü ekonomi ve güçlü toplum demektir.