SON DAKİKA
Enerji Pazar 26 Nisan 2026 02:59

SAVAŞ BİTERSE TÜRKİYE ENERJİ ÜSSÜ OLUR

İran–ABD geriliminin sona ermesi Türkiye için stratejik fırsatlar doğurabilir. Enerji hatları ve yeni ticaret koridorları Ankara'yı öne çıkarıyor. Uzmanlara göre Türkiye, kriz sonrası dönemin kazanan ülkelerinden biri olabilir

Savaş biterse türkiye enerji üssü olur

Mustafa DENİZ

İran ile ABD arasında tırmanan gerilimin sona ermesi halinde, küresel enerji ve ticaret dengelerinde önemli bir yeniden yapılanma beklenirken, Türkiye’nin bu süreçten avantajlı çıkabileceği değerlendiriliyor. Uzmanlar, özellikle enerji arz güvenliği ve alternatif ticaret rotaları açısından Türkiye’nin stratejik rolünün daha da güçleneceğine dikkat çekiyor.

Bu kapsamda en kritik başlıklardan biri, uzun süredir atıl durumda bulunan Kerkük–Ceyhan Petrol Boru Hattı’nın yeniden devreye alınması olarak öne çıkıyor. Irak petrolünü Hürmüz Boğazı’na ihtiyaç duymadan doğrudan Akdeniz’e ulaştıran hat, mevcut jeopolitik risklerin gölgesinde en gerçekçi alternatiflerden biri olarak görülüyor. Hattın kapasitesinin artırılarak günlük 250 bin varile çıkarılması planı, Türkiye’nin enerji arzındaki rolünü daha da pekiştirebilir.

Avrupa için kritik önemde

Türkiye’nin enerji koridoru olma hedefi de yeniden gündemin üst sıralarına taşınmış durumda. Katar doğalgazı ve Irak petrolünün yeni boru hatlarıyla Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşınmasına yönelik projeler, enerji çeşitliliği arayan Avrupa için kritik önem taşıyor. Öte yandan Türkiye’nin TürkAkım üzerinden Rus gazı sevkiyatını artırması, ülkenin güvenilir bir enerji merkezi olma iddiasını güçlendiriyor. Mart ayında bu hat üzerinden Avrupa’ya gaz akışında yüzde 22’lik artış yaşanması da bu rolün altını çiziyor.

Jeopolitik normalleşmenin bir diğer yansıması ise ticaret yollarında görülebilir. ABD destekli TRIPP projesi kapsamında, yıllardır kapalı olan Alican Sınır Kapısı’nın yeniden açılması planı, Asya ile Avrupa arasında Hürmüz Boğazı’na alternatif bir lojistik koridor oluşturma hedefini taşıyor. Bu adım, Türkiye’nin sadece enerji değil, ticaret taşımacılığında da merkez ülke olma potansiyelini artırabilir.

Bölgesel iş birlikleri gündemde

Bölgesel iş birlikleri de gündemdeki yerini koruyor. Türkiye’nin Suudi Arabistan ve Mısır ile birlikte enerji arz güvenliğini sağlamak amacıyla ortak bir konsorsiyum kurma fikrini değerlendirdiği belirtiliyor. Böyle bir yapının hayata geçmesi halinde, Hürmüz Boğazı’ndaki olası kesintilere karşı alternatif enerji akışının garanti altına alınması hedefleniyor.

Ekonomistler, savaş sonrası dönemde enerji fiyatlarında dengelenme yaşanması halinde Türkiye’nin hem maliyet avantajı elde edebileceğini hem de transit ülke konumunu güçlendirerek gelirlerini artırabileceğini ifade ediyor. Bu çerçevede Türkiye’nin, jeopolitik risklerin azalmasıyla birlikte bölgesel enerji ve ticaret ağlarının merkezinde daha güçlü bir aktör haline gelmesi bekleniyor.