SEMT ESNAFI TEZGAH KAPATTI GENÇLER KÖTÜ YOLA DÜŞTÜ
Artan maliyetler, ağır vergiler ve fahiş kira artışları esnafın belini büktü. İstanbul Beşiktaş'ta işletmeler personel sayısını yüzde 80 oranında azaltmak zorunda kalırken, artan fiyatlar nedeniyle ilçenin demografik yapısı değişti. Gençlerin uyuşturucu batağına düşmesinden, fahiş kira artışlarına ve kurumsal kesintilere kadar pek çok sorunu gündeme taşıyan bölge esnafı, siyasilerin sadece dinlemekle yetindiğini belirterek acil ve adil denetim çağrısında bulundu.

Hakan ÖZBAY
Türkiye ekonomisinin can damarı olan esnaf, tarihinin en zor dönemlerinden birini yaşıyor. Beşiktaş Esnafları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Mehmet Mehdi Dalmaz, esnafın karşı karşıya kaldığı ekonomik darboğazı, katlanan maliyetleri ve bürokraside yaşanan çözümsüzlüğü tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi. Lokantadan berbere tüm esnafı kapsayan sorunların temelinde "ekonomi" yattığını belirten Yılmaz, yetkililerin sahaya inerek esnafın gerçek enflasyonuyla yüzleşmesi gerektiğini, empati kurulmadan sorunların çözülemeyeceğini vurguladı.
İSTİHDAM YÜZDE 80 DÜŞTÜ
Çarpıcı istatistikler ve örneklerle ekonomik tabloyu özetleyen Dalmaz, işletmelerin ayakta kalmak için ciddi bir küçülmeye gittiğini ifade etti. İstihdamdaki erimeye dikkat çeken Dalmaz, "Bundan 2-3 yıl önce kendi işletmesinde 20 personel çalıştıran işletmelerin yüzde 80'i şu anda personel sayısını üçe beşe düşürmüş durumda. Bugün en vasıfsız bir elemanın bile 28 bin lira asgari ücreti ve 12 bin lira sigortasıyla işverene maliyeti 40 bin lirayı buluyor. Yemesi içmesi hariç. Devletin polisi 60-70 bin lira maaş alırken, İstanbul'da 28 bin lira ile bir işçinin kıt kanaat geçinmeden hayatını sürdürmesi imkânsız. İşçi de bulamıyoruz, çoğu işletme ceket gibi kesilmiş durumda" dedi.
BİR TIRAŞ 2 BİN LİRA OLDU
Artan maliyetlerin doğrudan etiketlere yansıdığını ve bunun demografik göçe neden olduğunu belirten Dalmaz, Bahçeşehir, Galatasaray, İTÜ ve Yıldız Teknik gibi üniversitelerin merkezinde yer alan Beşiktaş'ın eski günlerini aradığını söyledi: "Beşiktaş yüzde 49'lara varan öğrenci yoğunluğuyla bilinen bir ilçeydi. Ancak şu an çok sıradan bir ilçe oldu, yüzde 15 oranında bir göç ve nüfus azalması var. Öğrenci neden terk etti burayı? Öğrenci senin kafen, lokantan, tıraşın için mi çalışsın? Beşiktaş'ta saç sakal tıraşı 2 bin lira olmuş. Nargileci de kömürü, tütünü, belgesi derken maliyetinden dolayı fiyatını artırıyor. Esnaf kârından zarar etmemek için 1 liralık çaya 10 lira demek zorunda kalıyor. Mülk sahibi kirayı 20 liradan 50 liraya çıkardığında bunu kimse sorgulamıyor, müşteriyle birebir kalan esnaf ön plana çıkıyor."
AĞIR VERGİLER, KESİNTİLER VE TOPLUMSAL ÇÖKÜŞ
Esnafın sırtındaki yükün sadece personel ve kira olmadığını vurgulayan Dalmaz; Maliye Bakanlığı'nın yüzde 20 ile ürün satıp yüzde 1 ile alma dengesizliği, bankaların yüksek pos işletme ücretleri, belediyelerin haksız işgaliye bedelleri ile katı atık ve tabela vergilerinin esnafı tükettiğini ifade etti.
Ekonomik darboğazın sadece ticari bir kriz değil, sokağa yansıyan ağır bir toplumsal çöküş olduğunu belirten Dalmaz, kurumların esnaf üzerindeki orantısız maddi beklentisinin sokağın dengesini nasıl bozduğunu uyuşturucu tehlikesi üzerinden anlattı. Esnafın sokağın sigortası olduğunu ancak bu yüklerin altında ezilmesiyle mahalle kültürünün zedelendiğini ifade eden Dalmaz, "İlçelerde, sokaklarda gencecik lise çağındaki çocuklarımız uyuşturucuya düşüyorlar. Belediyenin haksız işgaliye bedellerinden diğer vergilere kadar herkesin esnaftan orantısız bir beklentisi var. Bu beklenti esnafı çökertirken, sokakları da sahipsiz bırakıyor ve haliyle otomatik olarak ortaya bu acı, karanlık tablolar çıkıyor" sözleriyle krizin sosyal faturasına dikkat çekti.
Sokağa inip, esnafın aybaşını nasıl getirdiğini çıplak gözüyle görmeyen bir siyasetçinin durumu anlamasının mümkün olmadığını belirten Dalmaz, "İlçe siyasi temsilcilerinden bakanlara kadar ilişkilerimiz inanılmaz iyi ama biz dert yanıyoruz, onlar dinliyor. Ortada bir sonuç yok. Kaymakam veya vergi memuru ne yapsın? Onlar da sahada görevini yapıyor. Adil bir denetleme mekanizması kurulmadan bu sorunlar bitmez" ifadelerini kullandı.
İTO KAPATILSA ESNAFA ÇOK DAHA FAYDALI OLUR
Esnafın sorunlarına çözüm üretmekle mükellef olan meslek odalarının işlevsizliğine de sert tepki gösteren Dalmaz, İstanbul Ticaret Odası (İTO) hakkında çarpıcı ifadeler kullandı. İTO'nun esnafı temsil etmekten uzaklaştığını belirten Dalmaz, kurumun kapatılmasının bile esnaf için daha yararlı olacağını savundu:
"İstanbul Ticaret Odası diye bir kurum var ama kurum kapatılsa esnafa çok daha faydalı olur. İnsanlardan yıllık aidat alırlar ama esnafla ilgili gidip sadece gastronomi alanında 3-5 toplantı, 3-5 yemek düzenlerler o kadar. Esnafı savunmak, temsil etmek böyle olmaz. Sokağa çıkmak, maliyette etin ne kadar olduğunu bilmek lazım. İTO'nun bütün kadrosu çıktı Japonya, Tokyo'da geziyor. Herkes eğlencesinde, hayatında. Ama sahada esnafa ne faydan var? Esnafa yapılan bu yaptırımları bürokrasi kanallarına taşıyabilecek İTO'da iki-üç insan göster bana, var mı? Yok. O yüzden ben esnafın, sokaktaki halkın diliyle konuşuyorum."