SON DAKİKA
GÜNCEL Çarşamba 08 Nisan 2026 02:47

TÜRKİYE'YE ÖRNEK BİR KALKINMA MODELİ

Çanakkale ve Gelibolu Tarihi Yarımadası'nda OPET'in 20 yıldır devam eden Tarihe Saygı Projesi'ne yönelik hazırlanan "Sosyal Etki Analizi Raporu", projenin sahadaki somut karşılığını gözler önüne serdi. Sosyal etki araştırmasına göre proje, yüzde 100'e yakın toplumsal kabul oranı ile yalnızca bir sosyal sorumluluk projesi değil, aynı zamanda Türkiye genelinde uygulanabilecek örnek bir kalkınma modeli olarak öne çıkıyor

Türkiye'ye örnek bir kalkınma modeli

OPET’in 2006 yılında Çanakkale ve Gelibolu Tarihi Yarımadası’nda başlattığı Tarihe Saygı Projesi, 20 yılın ardından yalnızca bir sosyal sorumluluk çalışması olmanın ötesine geçerek, Türkiye genelinde uygulanabilecek örnek bir kalkınma modeli haline geldi. Projenin etkilerini ortaya koyan Sosyal Etki Analizi Raporu, sahadaki dönüşümü somut verilerle ortaya koydu.

Güçlü toplumsal kabul

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi tarafından hazırlanan ve Doç. Dr. Burcu Mestav imzasını taşıyan Mart 2026 tarihli rapor; Çanakkale merkez ve Tarihi Yarımada’daki 10 köyde yaşayan yerel halk ile 182 profesyonel turist rehberinin katılımıyla gerçekleştirildi.

Araştırma sonuçlarına göre yöre halkının yüzde 93,4’ü, turist rehberlerinin ise yüzde 93’ü projeyi olumlu değerlendirdi. Uluslararası Çalışma Örgütü’nün sosyal etki analiz çerçevesine göre yapılan değerlendirmede, tüm başlıklarda 4,40’ın üzerinde puan elde edilirken genel memnuniyet oranı yüzde 93’e ulaştı. Birleşik etki skorunun 91,5 olarak hesaplanması ise projenin “koşulsuz devam” kategorisinde yer aldığını gösterdi.

20 yılda kapsamlı dönüşüm

Proje kapsamında Alçıtepe, Seddülbahir, Bigalı, Kilitbahir, Kocadere, Behramlı, Büyük ve Küçük Anafarta, Tevfikiye ve Çıplak köyleri ile Eceabat ilçesinde önemli değişimler hayata geçirildi. Çevre düzenlemeleri, müze ve kültür merkezleriyle bölge modern bir çehreye kavuşurken, yerel halka yönelik eğitim programları da uygulandı. 

57’nci Alay ve Akbaş şehitliklerinin aslına uygun şekilde restore edilmesi ve Eceabat’ta modern bir ilköğretim okulunun inşa edilmesi, projenin kalıcı yatırımları arasında yer aldı. 

Stratejik değer bilimsel olarak tescillendi

Raporda, projenin fiziksel altyapıdan toplumsal dönüşüme uzanan geniş bir etki alanına sahip olduğu vurgulandı. Fiziksel yatırımlarla başlayan süreç, zamanla toplumsal kabule ve kültürel miras bilincine dönüştü. Bu yönüyle proje, sürdürülebilir kalkınma açısından örnek bir model olarak değerlendirildi.

Sahada somut karşılık buldu

OPET Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk, projenin 20 yılda önemli bir dönüşüm yarattığını belirterek, kültürel mirasın korunmasının yanı sıra turizmin canlandığını ve yerel ekonominin güçlendiğini ifade etti. Öztürk, en önemli kazanımın ise bölge insanının geçmişiyle daha güçlü bir bağ kurması olduğunu vurguladı.

Köyler dönüşümün merkezinde

Araştırma bulguları, köylerin projedeki rolünün kritik olduğunu ortaya koydu. Küçük Anafarta ve Büyük Anafarta köyleri yüzde 100 onay oranıyla öne çıkarken, Kocadere, Seddülbahir ve Kilitbahir köyleri yüzde 90 seviyesindeki performanslarıyla dikkat çekti.

Bu yerleşimlerde fiziksel düzenlemeler ile sosyo-kültürel katkıların uyum içinde ilerlemesi, projenin başarısında belirleyici oldu.

Turizm ve ekonomi canlandı

Proje sonrasında bölgedeki ziyaretçi sayısında belirgin artış yaşandı. Turist rehberlerinin yüzde 92’si ziyaretçi trafiğinde yüzde 20’nin üzerinde artış gözlemlediğini belirtti. Özellikle Alçıtepe, Bigalı ve Tevfikiye’de ziyaretçi sayısında ortalama yüzde 40 artış kaydedildi. Bu artışın yerel ekonomi üzerinde doğrudan etkiler yarattığı ifade edildi.

Sosyo-kültürel etki öne çıktı

Araştırma, projenin en güçlü etkisinin sosyo-kültürel alanda ortaya çıktığını da gösterdi. Yöre halkı arasında sosyo-kültürel etki puanı 5 üzerinden 4,75 olarak ölçüldü. Bu sonuç, tarih bilincinin güçlendiğini, kültürel mirasın daha görünür hale geldiğini ve toplumsal aidiyet duygusunun arttığını ortaya koydu.

Şehitlikler, camiler ve tarihsel alanlar hem yerel halkın hem de ziyaretçilerin en çok ilgi gösterdiği noktalar arasında yer aldı. Tevfikiye Arkeo-Köy ve Çıplak Etno-Köy gibi tematik uygulamalar ise turizm çeşitliliğini artırarak bölgenin cazibesini güçlendirdi.

Kadınların katılımı arttı

Raporda ayrıca proje kapsamında düzenlenen mesleki eğitimlerin kadınlar tarafından yoğun ilgi gördüğü belirtildi. Kursiyerlerin yüzde 73’ünü kadınların oluşturması, projenin kırsal bölgelerde kadınların ekonomik ve sosyal hayata katılımını güçlendirdiğini ortaya koydu.

Tüm bulgular birlikte değerlendirildiğinde, Tarihe Saygı Projesi’nin kültürel mirası koruyan, yerel ekonomiyi canlandıran ve toplumsal hafızayı güçlendiren çok boyutlu bir kalkınma modeli sunduğu vurgulandı.

Reklam