Advertisement
SON DAKİKA

Biz hariç, her şey akıllı

Evler akıllı. Saatler akıllı. Arabalar akıllı. Telefon zaten cebimizdeki küçük bir süper bilgisayar olarak görüyoruz. Günlük hayatımız, sensörler, algoritmalar ve yapay zekâ destekli sistemlerle çevrili. Peki bütün bu "akıllı" dünyanın ortasında bizler ne durumdayız?

Buzdolabı içindeki ürünlerin tarihini takip ediyor ama biz neyi neden yediğimizi bilmiyoruz. Akıllı saat uykumuzu ölçüyor fakat neden sürekli yorgun olduğumuzu sorgulamıyoruz. Navigasyon en kısa yolu buluyor ama hayatımızın nereye gittiği konusunda aynı netliğe sahip değiliz. Teknoloji aslında farkındalığı artırmak için var, şimdi bizler ise bu farkındalığı cihazlara devretmiş durumdayız. Tebrikler bize…

Bilgiye ulaşmanın zor olduğu dönemlerde düşünmek zorundaydık. İnsan, hatırlamak, analiz etmek ve karar vermek zorundaydı. Bugün bilgiye saniyeler içinde ulaşıyoruz ama düşünmek giderek isteğe bağlı bir eyleme dönüşüyor. Bildirimler dikkatimizi parçalıyor, sosyal medya algoritmaları ne göreceğimizi belirliyor, öneri sistemleri neyi seveceğimizi bizden önce tahmin ediyor. Seçim yaptığımızı sanıyoruz, oysa seçenekleri çoğu zaman biz belirlemiyoruz.

Burada sorun teknolojinin varlığı değil. Sorun, teknolojiyi kullanırken bilinçli kalamamak. Otomatik vitese sahip bir araç kullanırken direksiyonu bırakmazsınız. Ancak dijital dünyada çoğu kişi direksiyonu bırakmış gibi davranıyor. Akışa kapılıyoruz, önerileni izliyor, sunulanı tüketiyoruz. Düşünme, değerlendirme ve sorgulama refleksi zayıfladığında, “akıllı sistemler” konfor sağlarken zihinsel tembelliği de beraberinde getiriyor.

Gelecekte en değerli becerilerden biri yazılım bilmek ya da en yeni teknolojiyi kullanmak olmayabilir. Asıl kritik beceri, dikkati koruyabilmek olacak. Çünkü dikkat, dijital çağın en kıymetli kaynağı. Her uygulama, her platform, her içerik üreticisi bu kaynağa talip. Dikkatini koruyamayan birey, kararlarını da başkalarının tasarladığı bir akış içinde vermeye başlıyor.

Teknoloji ilerledikçe insanın bilinçli kalma sorumluluğu artıyor. Aletler akıllanıyor olabilir, ancak onları kullanan insanın farkındalığı aynı hızda artmıyorsa denge bozuluyor. 

Akıllı cihazlar çağında gerçekten “uyanık” kalabilmek. Çünkü yön duygusunu kaybeden bir insan için en gelişmiş teknoloji bile sadece konforlu bir kayboluş sunar.

Güzel bir pazar günü dileklerimle.