Cep telefonuyla konuşurken yıllardır değişmeyen bir cümlemiz var: "Burada telefon çekmiyor." Bu cümleyi devamlı duyuyoruz, hatta kapat tekrar arıyorum diyoruz. "Alo sesim geliyor mu" cümlesi de çok yaygın diyebilirim.
Yıllardır akıllı telefonlarımızın bizi dinlediği yönünde tartışmalar yapılıyor.
İnternetin hayatımıza girdiği ilk yıllarda bilgi üreticisi insandı, teknoloji ise sadece bir araçtı. Bugün ise bu denge hızla değişiyor. Artık interneti yalnızca insanlar değil, yapay zekâ da yazıyor. Belki de farkında olmadan her gün okuduğumuz içeriklerin önemli bir bölümü, birkaç saniye içinde bir yapay zekâ modeli tarafından oluşturuluyor.
Eskiden dolandırıcılar sahte SMS veya e-posta gönderiyordu. Bugün ise yapay zekâ sayesinde bir kişinin sesini birkaç saniyelik kayıtla taklit edebiliyorlar, görüntüsünü gerçeğinden ayırt edilmesi zor şekilde oluşturup ve gerçek zamanlı görüntülü görüşmelerde bile insanları kandırabiliyorlar.
Hayatımızın büyük kısmı artık şifrelerle korunuyor. Telefonlarımız, banka hesaplarımız, e-postalarımız, sosyal medya hesaplarımız. Hepsinin anahtarı birkaç karakterden oluşan şifreler.
Beynin elektronik cihazlarla doğrudan iletişim kurmasını sağlayan beyin-bilgisayar arayüzleri (BCI) geliştiren Elon Musk tarafından 2016 yılanda kurulan bir şirket ismidir. Neuralink'in temel amacı nedir sizlere tek tek anlatacağım.
Bugün cebimizde taşıdığımız telefonlar, son 20 yılın en büyük teknolojik devrimlerinden biri oldu. Sabah alarmdan gece son mesaja kadar hayatımızın merkezinde yer alıyor. Ama teknoloji tarihine bakınca bir gerçek olduğu da aşikâr diyebilirim.
Eskiden bir fotoğraf ya da video önemli bir olayın en güçlü kanıtı olarak kabul edilirdi. Bir görüntü varsa, insanlar genellikle onun gerçek olduğuna inanırdı. Ancak teknoloji artık bu alışkanlığımızı kökten değiştirmeye başladı