Bu pazar sizlere ülkemizde olan, güzel bir teknoloji yazılımından bahsetmek istedim. Güzel tarafı ise ülkemizde ilk olması ve AI özelliğine sahip olmasıdır.
Yorgunluğu eskiden kaslarda hissederdik. Rahmetli anneme akşamları bu şekilde seslendiğimi dün gibi hatırlıyorum. "Anne, bugün çok yoruldum, bacaklarım çok ağrıyor."
Evler akıllı. Saatler akıllı. Arabalar akıllı. Telefon zaten cebimizdeki küçük bir süper bilgisayar olarak görüyoruz. Günlük hayatımız, sensörler, algoritmalar ve yapay zekâ destekli sistemlerle çevrili. Peki bütün bu "akıllı" dünyanın ortasında bizler ne durumdayız?
Hepimiz için beklemek artık bir kusur haline geldi. Bir videonun ilk üç saniyesi sıkıcıysa direk olarak geçiyoruz. Bir sayfa geç açılıyorsa üst köşeden çarpı işaretine basıp kapatıyoruz hatta sinirleniyoruz.
Adımımız, uykumuz, nabzımız, peki ya hayatımız? Sabah uyanıyoruz, saate bakıyoruz. Kaç saat uyumuşuz, uykumuz derin miymiş, kalbimiz gece kaç kez hızlanmış. Yataktan kalkmadan günün ilk notunu alıyoruz. Tebrikler çok iyiyiz Bugün kaç puanlık bir insan olacağız?
Akıllı telefonlar cebimize girdiğinde bize bir söz verilmişti. Neydi bu söz? Daha hızlı olacak dediler, Daha bilgili olacak dediler ve Daha bağlantılı olacaksınız dediler. Evet doğruydu da.
Hoş geldin, insan ve makinenin yan yana yürüdüğü yeni çağ! Otomasyon uzun süre hayatımızda yalnızca "işleri hızlandıran bir araç" olarak yer aldı. Fakat bugün geldiğimiz noktada bunun basit bir teknolojik gelişme değil, iş dünyasının ruhuna dokunan bir dönüşüm olduğunu görüyoruz.
Öğrenciler gerçekten öğreniyor mu, yoksa kopya mı çekiyor? Yapay zekâ artık sadece bilim kurgu filmlerinde değil çocukların ödevlerinde, projelerinde, hatta sınav hazırlıklarında bile var.