Dolar $
33.07
%0.63 0.2
Euro €
36.06
%0.71 0.25
Sterlin £
42.95
%0.75 0.31
Çeyrek Altın
4192.93
%0.54 22.26
SON DAKİKA

FTI Group İmtihanı

Almanya, Avusturya ve Hollanda'da faaliyet gösteren FTI Group, Frosch Touristik GmbH, adıyla 1983 yılında Dietmar Gunz ve ortakları tarafından kuruldu.

FTI Touristik GmbH, 3 Haziran günü tedarikçilerin peşin ödeme yapılması ısrarı nedeniyle likit ihtiyaçlarının karşılanamaz hale geldiği ve rezervasyon ücretlerinin beklenin altında olduğu gerekçeleriyle, grup içinde yer alan birçok şirketi de etkileyecek şekilde,Münih Bölge Mahkemesi’ne iflas başvurusunda bulundu. Mahkeme başvuruyu aynı gün kabul ederek yeniden yapılandırma uzmanı avukat Axel Bierbach’ı geçici iflas süreç yöneticisi olarak atadı.

Oysa FTI Group, 2022-2023 mali yılında yaptığı 4,1 milyar Euro miktarlı satış ile Avrupa'nın en büyük üçüncü seyahat grubu olarak kayıtlara geçmişti. FTI Group’un Ekonomik İstikrar Fonu’ndan (WSF) 600 milyon Euro aldığı, tahsilat sorumluluğunun Federal Maliye Bakanlığı’nda olduğu ve henüz geri ödemenin yapılmadığı bilgisi de paylaşılıyor. ABD menşeli Certares Management’in iki ay önce 125 Milyon Euro nakit kaynak karşılığında FTI Group’u satan almak istediği, Alman Rekabet Kurumu’nun satın alma talebini değerlendirdiği süreçte satın alma talebinin FTI Group’u iflas sürecine götüren olumsuzluklara neden olduğu, şirketin rezervasyon sayılarının düşmesi ve tedarikçilerin avans ödemelerinde ısrar etmesine neden olduğu da yapılan açıklamalar arasında. 

Axel Bierbach, tüketicileri korumakla görevli Alman Seyahat Güvenliği Fonu (DRSF) ile FTI’nin işbirliği içinde olduklarını, tatil iptali veya tatilin kısa kesilmesi gibi aksaklıklara hızlı ve iyi çözümler geliştirmeye çalıştıklarını, büyük ölçüde çözümlerin yapılandırıldığını, yönetim ve kilit paydaşlarla görüşmelerin devam ettiğini kamuoyuna duyurdu. Almanya Dışişleri Bakanlığı da mahsur kalan tatilcilerin ve gezginlerin ülkelerine gönderilmesinin sağlanacağını, yoksulluk ve konsolosluk desteği verileceğini açıkladı. 

Tüketicilerin hem kişisel hem ekonomik tatil güvenliğinin sağlandığını yetkili ağızların yaptığı açıklamalardan anlıyoruz. Almanya cephesinde işler kayyum, fon, bakanlık nezdinde organize edilirken, Türkiye cephesinde derhal çözüme odaklanıldı. Türkiye’de bulunan 25 binden fazla tatilci ve gezginin mağdur edilmeden ülkelerine dönüşlerinin sağlandığı bilgisi Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy tarafından paylaşıldı. Oluşturulan kriz masası yoğun kampanyalarla 7 milyon Alman tatilci ve gezgin hedefinin gerçekleşmesi için derhal çalışmalara başladı. 

FTI aracılığıyla yapılan ve iptal edilmesi olası 400 rezervasyonunun Türkiye’ye yönlendirilmesi için, bu rezervasyonlara talip olan tur operatörleri, kayyum heyeti ve Alman Seyahat Güvenliği Fonu ile görüşmeler yapılıyor. FTI’nın Türkiye’deki alacaklarının borçlarından az olduğu, yönlendirmelerin Türkiye’ye yapılması halinde tedarikçilerin büyük sorunlar yaşamayacağı düşünülüyor. 3 Haziran itibarıyla başlayan iflas başvuru sürecinin kaos haline gelmesinin önüne geçen kriz yönetimi uygulanıyor. 

Tatilci ve gezginlerin mağduriyetlerinin en aza indirgenmesi için hem Alman hem Türk makamları hem kamu sektörü hem özel sektör nezdinde oluşturdukları çözümleri adım adım uyguluyorlar. Paket tatil poliçeleriyle de ekonomik mağduriyetlerin önüne geçilmiş durumda. Alman Seyahat Sigortası Fonu (DRSF), Alman yasama organı tarafından kararlaştırılan iflas koruması değişikliğinin 1 Kasım 2021 itibarıyla tamamlandığı anlamına geliyor. Yani 2019 yılında Thomas Cook’un iflas sürecinde meydana gelen 500 milyon Euro hasarın, seyahat sağlayıcıların iflasına ilişkin sigorta teminat tutarının 2019 yılında 110 milyon Euro ile sınırlandırılmış olması nedeniyle ancak 110 milyon Euro kısmının, sigorta şirketi tarafından karşılanması gibi bir sonuçla karşılaşılmayacak.

İflas poliçesinin teminatının bütün hasarı kapsayacak şekilde planlandığını, zaman bariyerine takılmaksızın tüketicilere öncelikle ödeme yapılacağını, DRSF’in paket tur satın alan ve güvenlik sertifikası olan tatilci ve gezginlerle kendi inisiyatifiyle iletişime geçeğini, bireysel hizmet alanların mağduriyetlerinin DRSF’nin kurumsal saygınlığının sonucu olduğu da konuşulanlar arasında. M.Ö. 4500 yılından başlayan hasar-teminat bilincinin yansıdığı ilk poliçesinin 677 yaşında, ilk sigorta şirketinin 600 yaşında olduğu, gelişmiş ülke kavramının tanımında sigortacılığın olduğu bu olayla da ortaya çıkmış durumda.