Tren geçiyor Ardahanlı el sallıyor
Geçtiğimiz günlerde rotamızı, Türk dünyasının parlayan yıldızı olmaya aday bir coğrafyaya, Nahçıvan'a çevirdik.
Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası’nın organizasyonuyla gerçekleşen bu ziyarette, Azerbaycanlı ve Türk iş insanlarının bir araya geldiği B2B görüşmelerine şahitlik ettim. Masanın etrafındaki heyecan, sadece ticari bir alışverişin ötesindeydi; yaklaşan yeni bir dönemin, açılacak yeni kapıların ayak sesleriydi bu.
Bölgedeki herkesin dilinde aynı sihirli kelime var: Zengezur Koridoru.
En iyimser tahminle 2026 yılı sonunda açılması beklenen bu koridor, sadece bir ulaşım yolu değil; bölgenin kaderini değiştirecek, ticari damarları besleyecek devasa bir "bypass" hattı. Ancak bu büyük resme bakarken, burnumuzun dibindeki, Ardahan’daki o acı ve garip paradoksu görmezden gelemeyiz.
Genel tabloya baktığımızda Zengezur’un açılmasıyla bölgenin ticari bir cazibe merkezine dönüşeceği aşikâr. Ardahanlı iş insanları, Oda Başkanı Çetin Demirci liderliğinde bu potansiyelin farkında ve şimdiden pozisyon almaya çalışıyorlar. Ancak şehrin sanayi ve lojistik atılımını gerçekleştirmesinin önünde trajikomik bir engel duruyor.
Şöyle düşünün; evinizin içinden bir nehir akıyor ama bir kova su almanıza izin verilmiyor. Ardahan’ın durumu tam olarak bu.
Bakü-Tiflis-Kars demir yolu hattı şehrin içinden geçiyor. Raylar döşenmiş, trenler vızır vızır işliyor. Fakat o trenler Ardahan’da durmuyor. Neden? Çünkü istasyon yok.
Evet, yanlış duymadınız. Ray var, tren var ama istasyon yok. Yükünü yükleyip dünyaya açılmak isteyen sanayici, malını trene bindiremiyor. Trenler Ardahan’a, Ardahanlılar trenlere el sallıyor. Lojistiğin "L"sinin bile konuşulması için o istasyonun orada olması şart. Zengezur Koridoru gibi devasa bir proje kapıdayken, "istasyonumuz yok" demek, 21. yüzyıl Türkiye’si için kabul edilebilir bir mazeret değil. Bu durumun ivedilikle çözülmesi, o istasyonun acilen şehre kazandırılması gerekiyor. Aksi takdirde Zengezur, Ardahan için sadece üzerinden geçen araçları izlediği bir otobandan farksız olacak.
Sadece istasyon değil, sanayi altyapısı da alarm veriyor. Mevcut Organize Sanayi Bölgesi (OSB), ne yazık ki yer seçimindeki hatalar ve günümüz gerekliliklerini karşılayamaması nedeniyle atıl durumda. Neyse ki Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası bu konuda rasyonel bir yol haritası çizmiş. Eski OSB’nin yenilenebilir enerji ve geri dönüşüm gibi spesifik alanlara kaydırılması, şehre ise modern ihtiyaçlara cevap verecek yepyeni bir OSB kurulması için girişimler başlatılmış.
Bu girişimler neden mi önemli? Çünkü İstanbul’da, Bursa’da, Ankara’da yaşayan ve memleketine vefa borcunu ödemek isteyen Ardahanlı sanayiciler "tetikte" bekliyor. Savunma sanayisinden tekstile kadar farklı sektörlerdeki 30’a yakın iş insanı, "Altyapıyı hazırlayın, gelelim" diyor. Yaklaşık 100 milyon dolarlık bir yatırım potansiyelinden bahsediyoruz. Bu, Ardahan ölçeğindeki bir şehir için "devrim" demek.
Bölge, sadece sanayi değil, turizmde de Doğu Ekspresi benzeri bir hikaye yazmaya aday. Ancak dönüp dolaşıp aynı yere geliyoruz: Altyapı.
Zengezur Koridoru açıldığında, Ardahan’ın sadece "geçiş güzergahı" değil, bir "lojistik üs" olması lazım. Trenin sadece geçip gittiği değil, durduğu, yük aldığı, bereket bıraktığı bir Ardahan hayal ediliyor.
Şehrin iş dünyası hazır, yatırımcı hazır, coğrafya hazır. Geriye sadece o treni durduracak bir istasyon ve bacaları tütecek yeni bir sanayi bölgesi kurmak kalıyor.
Tren kaçmadan, istasyonu kurmanın tam vakti.