SON DAKİKA
GÜNDEM Çarşamba 13 Mayıs 2026 02:04

KADINLARA KARİYER DÖNÜŞÜ

Kariyerine ara veren kadınların yeniden iş hayatına kazandırılması amacıyla hayata geçirilen "Gelecek Senin" programı, mentorluk desteğiyle dikkat çekiyor. Gelecek Varlık Yönetimi İnsan Kaynakları ve Kurumsal İletişim Direktörü Gaye Kaleağası, kadınların görünmeyen yüklerinin iş yaşamından kopuşta belirleyici olduğunu söyledi. Program kapsamında 5 katılımcının işe başladığını belirten Kaleağası, özel sektörün kadın istihdamında daha aktif rol üstlenmesi gerektiğini vurguladı

Kadınlara kariyer dönüşü

Mustafa DENİZ

Gelecek Varlık Yönetimi İnsan Kaynakları ve Kurumsal İletişim Direktörü Gaye Kaleağası, Genel Yayın Yönetmenimiz Mustafa Deniz’e “Gelecek Senin” programı ile ilgili samimi açıklamalarda bulundu. Kaleağası, Gelecek Varlık’ın 20. yılı olması nedeniyle 20 kadına mentorlük yaptıklarını ve bunların bir kısmının iş hayatıyla buluştuğunu söyledi.

Bu proje fikri nasıl ortaya çıktı? Kariyerine ara vermiş kadınlara yönelik böyle bir ihtiyacı hangi veriler ortaya koydu?

Gelecek Varlık Yönetimi olarak geçtiğimiz sene, kuruluşumuzun 20. yılını kutladık. Kuruluş yıldönümümüzü, yalnızca iş sonuçlarımızla değil, toplumsal etki yaratan bir projeyle taçlandırmayı hedefledik. Bu yaklaşımın temelinde, bireylerin ekonomik sisteme yeniden kazandırılmasına katkı sağlama misyonumuzu sosyal fayda alanına da taşıma isteğimiz yer alıyor.

Projenin çıkış noktasını ise bakım emeği ve zihinsel iş yüküne ilişkin veriler oluşturdu. Özellikle Fiba Grubu’nun “Yük Olmasın” projesi kapsamında ortaya çıkan bulgular, kadınların görünmeyen yükler nedeniyle iş hayatından kopabildiğini açık bir biçimde gösteriyor. Aynı şekilde, Türkiye’de kadınların yaklaşık %33’ünün yaşamlarının bir döneminde bu nedenlerle iş hayatına ara verdiğine işaret eden çalışmalar, bu alanda somut ve sürdürülebilir bir destek modeline ihtiyaç olduğunu ortaya koyuyor.

“Gelecek Senin” mentorluk programını, bu ihtiyaca doğrudan yanıt veren; farkındalık yaratmanın ötesine geçerek ölçülebilir katkı sunmayı amaçlayan bir yapı olarak kurguladık.

Görünmeyen bariyerler var

Program kapsamında “görünmeyen bariyerler” olarak tanımladığınız engeller neler? Bu engellerin iş gücü piyasasına maliyeti hakkında bir analiziniz var mı?

Kadınların iş hayatındaki devamlılığını etkileyen bariyerler yalnızca görünür yapısal engellerle sınırlı değil. “Cam tavan” olarak tanımlanan kariyer ilerleme sınırlarının yanı sıra, günlük hayatın içinde çoğu zaman görünmeyen bakım emeği ve bu emeğin yarattığı zihinsel iş yükü de önemli bir bariyer oluşturuyor.

Yemek, temizlik veya bakım süreçleri gibi sorumlulukların planlama ve koordinasyonunu da kapsayan bu zihinsel yük, zaman içinde kadınların iş hayatından uzaklaşmasına yol açabiliyor. Bu durum yalnızca bireysel kariyer açısından değil, iş gücü piyasası açısından da önemli bir kayba işaret ediyor. Kadınların üretime katılımının azalması, potansiyellerinin altındaki işlere yönelmesi ve iş gücünden tamamen çekilmesi, ekonomik verimlilik ve sürdürülebilir büyüme açısından da sınırlayıcı bir etki yaratıyor.

Bu nedenle “Gelecek Senin” mentorluk programında, söz konusu bariyerleri yalnızca bireysel bir mesele olarak değil, daha kapsayıcı bir iş gücü yapısının önündeki temel engellerden biri olarak ele aldık.

20 kişiden 5’i işe başladı

6 aylık mentorluk sürecinde somut olarak hangi kazanımlar elde edildi? Katılımcıların istihdama dönüş oranına dair ölçülebilir sonuçlar paylaşabilir misiniz?

Programı, 6 aylık yapılandırılmış bir gelişim ve öğrenme yolculuğu olarak kurguladık. Bu süreçte menti-mentor eşleşmeleri, bireysel hedef belirleme, kişilik envanteri uygulamaları ve aylık atölyeler ile webinar içerikleriyle çok katmanlı bir gelişim alanı oluşturuldu.

İçerik tarafında; yetkinlik geliştirme, CV hazırlama ve mülakat süreçleri, dijital okuryazarlık, finansal bilinç ve çevik çalışma yaklaşımları gibi başlıklarda somut kazanımlar elde edildi. Katılımcı geri bildirimleri de bu gelişimi net biçimde ortaya koyuyor. Program genel değerlendirmesinde ortalama 8,6/10’luk memnuniyet skoru elde edilirken, iş arama ve çalışma motivasyonunda ortalama 9,4/10 seviyesinde güçlü bir rakam gözlemlendi.

Bunun yanı sıra, mentorluk sürecinin yarattığı farkındalık, özgüven artışı ve yön bulma etkisi katılımcıların niteliksel geri bildirimlerinde de açık şekilde görülüyor. Program kapsamında işe başlayan mentiler de bulunuyor. Ancak burada en önemli çıktıyı yalnızca istihdama dönüş oranı değil; katılımcıların yeniden iş hayatına hazır, motive ve donanımlı hale gelmeleri olarak değerlendiriyoruz.

Bununla birlikte program, yalnızca mentiler için değil; sürece dahil olan yöneticilerimiz açısından da liderlik becerilerini güçlendiren, geri bildirim ve rehberlik yetkinliklerini geliştiren önemli bir deneyim alanı sundu.

Ayrıca en somut çıktılardan biri olarak program kapsamında işe başlayan 5 mentimiz bulunuyor.

Başlangıç noktası olarak görüyoruz

Kadınların iş gücüne katılım oranının artırılması açısından özel sektörün rolünü nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu projeyi sektör geneline yaymak mümkün mü?

Kadınların iş gücüne katılımının artırılması, yalnızca kamu politikalarıyla değil; özel sektörün aktif katkısıyla hız kazanabilecek bir alan. Bu noktada özel sektörün rolünü, mevcut yapıyı tamamlayan ve uygulama tarafında süreci hızlandıran bir unsur olarak değerlendiriyoruz.

TÜİK’in Şubat 2026 verilerine göre kadınların iş gücüne katılım oranı %35,2, erkeklerde ise %70,5 seviyesinde. Bu fark, özel sektör açısından hem önemli bir gelişim alanına hem de güçlü bir potansiyele işaret ediyor. Şirketlerin insan kaynakları politikaları, çalışma modelleri ve yetenek yönetimi yaklaşımları; kadınların iş hayatına katılımını ve sürekliliğini doğrudan etkiliyor.

Bu çerçevede, kariyerine ara vermiş kadınlara yönelik geliştirilen programların farklı sektörlere uyarlanarak yaygınlaştırılması mümkün. Her kurumun kendi dinamiklerine uygun modeller geliştirmesi, etki alanının doğal olarak genişlemesini sağlayacaktır.

Biz de Gelecek Varlık olarak, YenidenBiz iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz “Gelecek Senin” projesini bu anlamda bir başlangıç noktası olarak görüyoruz. Mentörlük ve gelişim odaklı bu programla, kariyerine ara vermiş kadınların iş hayatına dönüş süreçlerini desteklemeyi hedefledik. Elde ettiğimiz deneyimin, benzer ihtiyaçlara sahip kurumlar için ilham verici bir çerçeve sunduğunu düşünüyoruz.

Mentorluk sürecinde en çok ihtiyaç duyulan alanlar hangileri oldu? Dijital beceriler, özgüven ya da ağ kurma gibi başlıklarda nasıl sonuçlar elde edildi?

Mentorluk sürecinde en belirgin ihtiyaç alanlarının başında özgüvenin yeniden inşası, iş hayatına dönüş motivasyonu ve güncel yetkinliklerin güçlendirilmesi yer aldı.

Program kapsamında sunulan içerikler bu ihtiyaçlara doğrudan yanıt verecek şekilde kurgulandı. Dijital okuryazarlık, kariyer hazırlığı, mülakat süreçleri ve kişisel gelişim başlıkları, katılımcıların hem teknik hem de davranışsal yetkinliklerini destekledi. Bunun yanı sıra birebir mentorluk görüşmeleri, katılımcıların kendi potansiyellerini yeniden keşfetmelerine ve daha net bir kariyer yönü belirlemelerine katkı sağladı.

Katılımcı geri bildirimlerinde; farkındalık kazanımı, motivasyon artışı, iletişim becerilerinde gelişim ve profesyonel ağların güçlenmesi öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Mentorluk ilişkilerinin birçok katılımcı için program sonrasında da devam eden güçlü bir bağa dönüşmesi, bu sürecin en değerli çıktılarından biri oldu.

Kadınların ekonomiye katkısı güçlü

Kariyerine ara vermiş kadınların yeniden istihdama katılımı Türkiye ekonomisi açısından nasıl bir potansiyel yaratıyor? Buna dair bir ekonomik büyüklük öngörünüz var mı?

Kadınların ekonomiye katkısı hâlihazırda da güçlü. T.C. Ticaret Bakanlığı’nın 2026 verilerine göre kadın çalışanların ihracata katkısı 60,1 milyar dolar seviyesinde ve toplamın %23,5’ine karşılık geliyor.

Finans sektörü genelinde de benzer bir tablo dikkat çekiyor. Türkiye Bankalar Birliği’nin Mart 2026 verilerine göre bankacılık sektöründe kadın çalışan oranı %51 seviyesine ulaşarak Türkiye ortalamasının belirgin şekilde üzerine çıktı. Bu veri, kurum içi uygulamalar ve doğru politikalarla kadın istihdamının artırılmasının mümkün olduğunu gösteren önemli bir referans sunuyor. 

Politika tarafında da bu alan güçlü bir şekilde destekleniyor. T.C. Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından yayımlanan 12. Kalkınma Planı (2024–2028) kapsamında kadın istihdamının artırılması öncelikli hedefler arasında yer alıyor. Bu çerçevede, kariyerine ara vermiş kadınların yeniden iş gücüne kazandırılması; iş gücü arzını genişleten, şirketlerin nitelikli insan kaynağına erişimini kolaylaştıran ve daha kapsayıcı büyüme modelini destekleyen stratejik bir alan olarak öne çıkıyor.

Tüm bu veriler birlikte değerlendirildiğinde, kariyerine ara vermiş kadınların yeniden istihdama katılımı; üretkenliği artıran, nitelikli iş gücü açığını azaltan, ihracat kapasitesini güçlendiren ve sürdürülebilir büyümeye doğrudan katkı sağlayan güçlü bir kaldıraç niteliği taşıyor. Biz de Gelecek Varlık olarak, YenidenBiz iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz “Gelecek Senin” projesiyle bu potansiyeli somut çıktılarla desteklemeyi ve kadınların yeniden iş hayatına güçlü bir şekilde katılımına katkı sağlamayı hedefliyoruz.

Bütüncül bir ekosistem yaklaşımı olmalı

Bu projede elde edilen deneyim doğrultusunda kamu politikalarına yönelik önerileriniz neler olur? Teşvik mekanizmaları yeterli mi?

Bu projeden elde ettiğimiz deneyim, kariyerine ara vermiş kadınların iş gücüne dönüş sürecinin çok boyutlu bir yapı içinde şekillendiğini gösteriyor. Bu nedenle konuyu yalnızca teşvikler üzerinden değil, kamu, özel sektör ve sivil toplumun birlikte ele aldığı daha bütüncül bir ekosistem yaklaşımıyla değerlendirmeyi önemsiyoruz.

Mevcut teşvik mekanizmalarının kadın istihdamını destekleme yönünde önemli bir zemin oluşturduğunu görüyoruz. Bununla birlikte saha deneyimimiz, özellikle kariyerine ara vermiş kadınlar özelinde, bu yapının tamamlayıcı uygulamalarla daha da desteklenebileceğine işaret ediyor.

Bu kapsamda üç başlık öne çıkıyor. Birincisi esnek ve hibrit çalışma modellerinin yaygınlaştırılması. Kadınların iş hayatından uzaklaşmasında belirleyici unsurlardan biri bakım yükü ve iş-özel yaşam dengesi. Bu nedenle esnek çalışma modellerinin desteklenmesi önemli bir rol oynayabiliyor.

İkincisi yeniden işe dönüşe özel programların yaygınlaştırılması. Kariyer molası vermiş kadınlara yönelik gelişim ve uyum programları, mevcut yetkinliklerin iş dünyasıyla daha hızlı buluşmasına katkı sağlayabiliyor.

Üçüncü olarak da işveren tarafında farkındalık ve teşvik dengesi. Bu alandaki dönüşümün, işveren tarafında da desteklenmesi; farklı kariyer yollarına sahip yeteneklerin iş gücüne kazandırılmasını kolaylaştırabiliyor.

Kadın çalışan oranı yüzde 67

Şirketinizde toplam çalışanlar içinde kadınların oranı nedir? Kadın çalışan oranını kaça çıkartmayı hedefliyorsunuz?  

Kadın çalışanlarımız, toplam istihdamımızın yüzde 67’sini oluşturuyor. Böylesi yüksek bir kadın istihdamına sahip olduğumuz için mutluyuz. Ayrıca yöneticiler içindeki kadın oranımız da %59 civarında. Öncelikli hedefimiz bu yüksek oranımızı korumak ve ardından her kademede daha fazla kadının Gelecek Varlık’ta etkin görevlerde bulunmalarını sağlamak. 

Hayatın her alanında fırsat eşitliğinin tam anlamıyla sağlanması şart. Biz de Gelecek Varlık olarak kadın liderlerin yetişmesi için mentorluk programlarımız, esnek çalışma modellerimiz ve eşitlikçi ve kapsayıcı insan kaynakları politikalarımızla bu çabayı destekliyoruz.

Çalışanlarımızın mutluluğuna yatırım yapıyoruz

Son olarak Gelecek Birlikte Güzel yaklaşımınız kapsamında çalışan deneyimi, gelişim imkânları ve yan haklar tarafında nasıl bir yapı sunuyorsunuz?

Gelecek Varlık Yönetimi olarak çalışan deneyimini bütüncül bir yaklaşımla ele alıyoruz. Kendi kulvarında çalışanlarının mutluluk, motivasyon ve zindeliklerine en çok yatırım yapan şirketlerden biriyiz. Bu kapsamda “Gelecek Birlikte Güzel” işveren markamızla yarattığımız iç iletişim dünyamızda hem beraberlik hissini güçlendiren hem de motivasyonu destekleyen çalışmalarımızla fark yaratıyoruz. 

Yalnızca çalışanlarımızla kalmayıp Gelecek Varlıklıların ailelerine de dokunuyoruz. Aile kapsamlı özel sağlık sigortası, aile bireylerinin de faydalanabildikleri çalışan destek ve esenlik programımız, kreş ve bakıcı katkılarımız, karne günü izinlerimiz, ev taşıma desteğimiz, hibrit çalışma modeli gibi uygulamalarımızla her an çalışma arkadaşlarımızın yanındayız.

Bu yapı içinde, gelişim odağında konumlanan Öğren-G platformumuz; atölye, eğitim ve farklı içeriklerle çalışanlarımızın yetkinliklerini sürekli destekleyen önemli bir öğrenme alanı oluşturuyor. Şirket içinde motivasyonu artıran çok çeşitli etkinliklerimiz, spor desteğimiz, hobi atölyelerimiz, başarıyı ödüllendiren Gelecekte Parlayanlar takdir programımız var. Çalışanlarımızın sosyal bağlarını güçlendiren uygulamalar kapsamında, yaz aylarında gerçekleştirdiğimiz çekilişlerle kültür-sanat etkinliklerine ücretsiz katılım imkanları sunuyoruz. Tüm bu uygulamalarla çalışanlarımızın kendilerini değerli hissettikleri, gelişimlerini sürdürebildikleri ve kurumla güçlü bir bağ kurabildikleri bir çalışma ortamı yaratmayı amaçlıyoruz.

Departmanlar arası empatiyi artıran “Empati Rotasyonu” uygulamamız, performans değerlendirme sistemimiz “Pusula”, İK iş ortağı modelimiz, yüksek lisans burs desteğimiz, 360 derece geri bildirim süreçlerimiz ve büyük ölçüde iç atamalara dayalı yetenek yönetimi yaklaşımımızla çalışanlarımızın motivasyon ve kariyer gelişimlerine de katkı sağlıyoruz.

“Fi’bana Göre Esnek Yan Haklar” programımız sayesinde çalışanlarımız, kendilerine tanımlanan yan hak bütçelerini esnek biçimde kullanabiliyor. Fiba Grubu şirketlerinde ve çeşitli markalarda indirimli alışveriş, yabancı dil kurslarına katılım, bireysel emeklilik birikimi gibi birçok farklı alternatifi tercih edebiliyorlar. Bu bütçeyi, yıllık izin haklarını artırmak ya da günlük yemek ücretlerini yükseltmek için de değerlendirebiliyorlar. Bu esneklik, farklı yaşam tercihlerine ve ihtiyaçlara cevap verebilen kapsayıcı bir iş ortamı yaratmamıza yardımcı oluyor.

ABONE OL