"KALBİN MÜHRÜ" SERGİSİ AÇILIYOR
Farklı koleksiyonlarda saklanan bir aile arşivi, kalp biçimindeki bir vakıf mührü etrafında yeniden bir araya geliyor. 8-31 Temmuz 2026 tarihleri arasında gerçekleşecek "Kalbin Mührü: Reisülküttap Hacı Mustafa Efendi Yazma Eserler Koleksiyonu ve Aile Mirası" sergisi, Osmanlı'da devlet yönetimi, ilim ve vakıf geleneğinin kesişim noktasında yer alan Reisülküttap Hacı Mustafa Efendi yazma eserler koleksiyonunu ve aile mirasını ilk kez bütüncül bir anlatıyla ziyaretçilerle buluşturuyor.

Yüzyıllar boyu farklı koleksiyonlarda korunan bir yazma eserler koleksiyonu, kalp biçimindeki bir vakıf mührünün çevresinde yeniden bir araya geliyor. Türk ve İslam Eserleri Müzesi, 8–31 Temmuz 2026 tarihleri arasında düzenlenecek "Kalbin Mührü: Reisülküttap Hacı Mustafa Efendi Yazma Eserler Koleksiyonu ve Aile Mirası" sergisiyle, Osmanlı devlet adamı ve ilim hamisi Reisülküttap Hacı Mustafa Efendi ailesinin yazma eser koleksiyonunu ve aile mirasını ilk kez bütüncül bir anlatı çerçevesinde meraklılarıyla buluşturuyor.
Sergi, 18. yüzyılda oluşturulan ve zaman içinde fiziksel olarak farklı mekanlarda saklanmış koleksiyonla arşivi ortak bir hikâye ve vakıf mührü etrafında yeniden bir araya getiriyor. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte şekillenen entelektüel ve gündelik yaşama dair bilgi aktarımı, vakıf bilinci ve kültürel miras anlayışının sürekliliği, aile koleksiyonları ile özel arşivlerin bu mirasın korunması, kamuyla paylaşılmasındaki rolü ve hafızanın kamusallaşması konularını bütüncül bir perspektifle ele alıyor.
Serginin kavramsal çerçevesini hazırlayan Cubis Art İstanbul kurucularından ve Reisülküttap Hacı Mustafa Efendi ailesinin günümüz temsilcilerinden Zeynep Esen, projenin çıkış noktasını şöyle anlatıyor:
"Bu sergi aile tarihine ilişkin bir araştırma değil, yüzyıllardır farklı kurumlarda saklanmış bir kültürel mirası yeniden görünür kılma çabası. Reiszâde Reisülküttap Hacı Mustafa Efendi’nin kalp biçimindeki vakıf mührü üzerinde yer alan, ‘çocuklarımın ve benden sonra gelecek olanların bu kitaplardan istifade etmeleri’ yönündeki ifadesi bizim için önemli bir motivasyon oldu. Amacımız niceliksel büyüklüğü dışında nitelikli kapsamı ile de önem taşıyan bu yazma eser koleksiyonunu kamuoyunun gündemine getirerek Osmanlı’nın bilgi üretme kültürünü, vakıf anlayışını ve kültürel miras bilincini günümüzle buluşturmak ve gelecek nesillere aktarma yolundaki çabalara katkı sunmak.”
“Kitaplardan gelecek kuşaklar da yararlansın”
Kalp biçimindeki vakıf mührü, serginin hem çıkış noktası hem de simgesi niteliğinde. Mührün metninde yer alan, “çocuklarımın ve benden sonra gelecek olanların bu kitaplardan istifade etmesi” yönündeki temenni, yüzyıllar sonra bu sergiyle yeniden hayat buluyor. Böylece "Kalbin Mührü", yalnızca bir aile arşivinin değil; bilgi aktarımının, vakıf kültürünün ve ortak kültürel hafızanın da hikâyesini anlatıyor.
Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı’nın İstanbul Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi ve Kastamonu Yazma Eser Kütüphanesi’nde bulunan koleksiyonlarından seçilen ve edebiyattan tarihe, su kültüründen şehir medeniyetine tematik başlıklardaki yazma eserlerden metin ve örnekler ile aile çevresinin arşivlerinden belgeler ile kültürel ve etnografik miras eserleri buluşturan “Kalbin Mührü”, Cubis Art İstanbul'un Anadolu'nun kültürel mirasını, geçmiş ile bugün arasında kurulan bağları ve ortak hafızayı çağdaş bir bakışla ele alan sergi serisinin de ilk adımını oluşturuyor.