FED'İN YENİ BAŞKANI İLK TOPLANTISINA HAZIRLANIYOR
ABD'de enflasyonun artan enerji maliyetlerinin etkisiyle son 3 yılın en hızlı yükselişini göstermesi ve iş gücü piyasasının dayanıklılığını koruması nedeniyle, ABD Merkez Bankasının (Fed) yeni başkanı Kevin Warsh'un gelecek haftaki ilk para politikası toplantısında vereceği mesajlar yakından takip ediliyor.

ABD'de açıklanan son veriler, Warsh'un enflasyonun yükseldiği ve istihdamın gücünü koruduğu bir ekonomik ortamda göreve başladığını ortaya koyuyor.
ABD-İsrail-İran Savaşı'nın etkisiyle petrol fiyatlarının yükselmesi, ülkede enflasyonun 3 yılın ardından ilk kez yüzde 4'ün üzerine çıkmasına yol açtı.
Bu tablo, Warsh'u bir yandan Beyaz Saray'ın faiz indirimi yönündeki baskıları, diğer yandan yükselen enflasyonun gündeme getirdiği daha sıkı para politikası ihtimali arasında hassas bir denge kurmak zorunda bırakıyor.
Fed'in 16-17 Haziran'da düzenlenecek Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısına ilk kez başkanlık edecek Warsh'un vereceği mesajlar piyasaların odağında bulunuyor.
- Artan enerji maliyetleri enflasyonu körüklüyor
ABD Çalışma Bakanlığının bu hafta açıkladığı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) verileri, ülkede enflasyona ilişkin endişeleri artırdı.
Buna göre ABD'de TÜFE mayısta aylık yüzde 0,5, yıllık yüzde 4,2 arttı.
Bu dönemde piyasa beklentilerine paralel artan TÜFE, yıllık bazda Nisan 2023'ten bu yana en yüksek artışını kaydetti.
Fed'in gelecek haftaki toplantısı öncesinde açıklanan veriler, yıllık enflasyonun bankanın yüzde 2'lik hedefinin yaklaşık iki katına çıktığını ortaya koydu.
Enerji endeksi mayısta enflasyondaki aylık yükselişin yüzde 60'tan fazlasını oluşturdu. Enerji maliyetleri söz konusu dönemde aylık yüzde 3,9 ve yıllık yüzde 23,5 arttı.
Ekonomistler, yapay zeka yatırımlarıyla bağlantılı harcamalar ve gümrük tarifelerinin de fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturduğuna dikkati çekti.
ABD'de ÜFE de mayısta aylık bazda yüzde 1,1, yıllık bazda yüzde 6,5 artarak beklentilerin üzerinde gerçekleşti.
ÜFE, yıllık bazda Kasım 2022'den bu yana en yüksek artışını kaydetti.
- İş gücü piyasası dayanıklılığını koruyor
Enflasyon verileri, Fed'in yakından izlediği bir diğer kritik gösterge olan istihdam verilerinin ardından açıklandı.
ABD'de 5 Haziran'da yayımlanan veriler, tarım dışı istihdamın mayısta 172 bin kişi artarak beklentilerin üzerinde gerçekleştiğini ortaya koydu.
İşsizlik oranı ise beklentilere paralel şekilde yüzde 4,3 seviyesinde sabit kaldı.
Öte yandan tarım dışı istihdama ilişkin önceki aylara ait veriler de yukarı yönlü revize edilirken, bu durum iş gücü piyasasının dayanıklılığını koruduğuna işaret etti.
- Fed'in gelecek hafta faizi sabit tutacağına kesin gözüyle bakılıyor
Ülkede iş gücü piyasası dayanıklılığını korurken ve enflasyon yüksek seviyelerde seyrederken, Fed'in para politikasında daha şahin bir duruş benimseyebileceğine yönelik beklentiler güçlendi.
Yılın başında faiz indiriminin fiyatlandığı piyasalarda, faiz artırımı ihtimali de değerlendirilmeye başlandı.
Para piyasalarındaki fiyatlamalarda, bankanın gelecek haftaki toplantısında politika faizini sabit tutacağına kesin gözüyle bakılıyor. Ancak yatırımcılar, Fed'in bu yıl içinde faiz artırımı yönünde adım atma olasılığını da fiyatlıyor.
Beyaz Saray'da 22 Mayıs'ta düzenlenen törende yemin ederek görevine başlayan ve şimdiye kadar para politikasına ilişkin açık bir değerlendirmede bulunmayan Warsh'un, FOMC toplantısının ardından düzenleyeceği basın toplantısında yapacağı açıklamalar merakla bekleniyor.
- "Enflasyon yılın ikinci yarısının büyük bölümünde yüzde 4'ün üzerinde kalacak"
ING Amerika Araştırma Bölgesel Başkanı Padhraic Garvey, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, gümrük vergileri ve teknolojiyle bağlantılı maliyet baskılarını da içeren petrol fiyatı tahminlerinin, enflasyonun yılın ikinci yarısının büyük bölümünde yüzde 4'ün üzerinde kalacağına işaret ettiğini söyledi.
Garvey, "Ekonominin dirençli yapısı göz önüne alındığında, finansal piyasaların bu yıl için 25 baz puanlık bir Fed faiz artışını fiyatladığı ve 2027'de ikinci bir artış ihtimalini yüzde 70 olarak gördüğü bir noktadayız. Karar çok zor olacak ancak Fed'in şahin bir tavır sergilese de enerjiyle bağlantılı kısa vadeli enflasyonu göz ardı ederek faiz oranlarını, yetkililerin çoğunluğunun hala hafif kısıtlayıcı olduğunu düşündüğü bir seviyede sabit tutmayı tercih edeceğini düşünüyoruz." diye konuştu.
Mevcut durumda 2022'de görülen geniş tabanlı ve kalıcı enflasyonu tetikleyecek türden bir tüketici talebi ivmesinin bulunmadığına işaret eden Garvey, yılın ikinci yarısında enerji kaynaklı olası yayılma etkilerinin çekirdek enflasyona yansımasını hafifletmeye yardımcı olacak olumlu faktörlerin ortaya çıkmasının beklendiğini anlattı.
Garvey, hem finansal piyasa hem de tüketici enflasyon beklentilerinin tolere edilebilir sınırlar içinde kalmaya devam ettiğini kaydetti.
Arz-talep dengesinin kurulmasının zaman alacağını belirten Garvey, 2027 yılında petrol fiyatlarında enflasyonu aşağı çekecek daha büyük bir düşüş alanı gördüklerini ifade etti.
Garvey, "Her ne kadar faiz indirimi ihtiyacına olan inancımız zayıflamış olsa da çekirdek enflasyonun daha ılımlı bir seyir izlemesiyle enflasyonun yeniden yüzde 2'nin altına gerilemesi ve Fed'e önümüzdeki yıl politika faizlerini nötr seviyeye çekmeye başlama alanı tanıması ihtimali bulunuyor." ifadelerini kullandı.
- "Veriler enerji fiyat artışının geniş kategorilere yansımadığını gösterdi"
American Enterprise Institute (AEI) Kıdemli Uzmanı Steven Kamin de yıllık manşet tüketici enflasyonu yüksek gelse de aylık çekirdek enflasyonun yüzde 0,2'ye gerileyerek Fed'in hedefiyle daha uyumlu seviyelere yaklaştığını söyledi.
Bunun, enerji fiyatlarındaki artışın daha geniş fiyat kategorilerine yansımadığı anlamına geldiğine işaret eden Kamin, çekirdek mal fiyatlarının durağan seyrini sürdürmesinin ayrıca gümrük vergilerinin etkisinin büyük ölçüde sona erdiğini gösterdiğini belirtti.
Kamin, "Yine de iş gücü piyasası verilerinin güçlü gelmesi ve manşet enflasyon oranının oldukça yüksek seyretmesi nedeniyle Fed'in faiz indirimine gitmesini muhtemel görmüyorum. Fed'in birkaç toplantı boyunca, hatta belki de yıl sonuna kadar faizleri sabit tutacağını düşünüyorum." dedi.
- "Fed'in yakın zamanda faiz indirimine gitme ihtimali bulunmuyor"
Moody's Analytics Başekonomisti Mark Zandi, mayıs ayına ilişkin TÜFE ve ÜFE verilerindeki artışların enflasyonun yıllık bazda yüzde 4'e yakın seyredeceğini, bunun da Fed'in yüzde 2'lik enflasyon hedefinin iki katı olduğunu gösterdiğini belirtti.
Zandi, "Bu rahatsız edici derecede yüksek enflasyonla Fed'in yakın zamanda faiz indirimine gitme ihtimali bulunmuyor." değerlendirmesinde bulundu.
Bu yıl para politikasında herhangi bir değişiklik yapılmamasının en olası senaryo olduğunu aktaran Zandi, enflasyon beklentilerinin yükselmeye devam etmesi halinde Fed'in bir sonraki adımının faiz artırımı olabileceğini ifade etti.
Zandi, "Fed'in öncelikli odağı enflasyonu yeniden düşürmektir ve bunu zamanında başarmak için gerekirse ekonomiden fedakarlık yapacaktır." ifadelerini kullandı.
