Zorbalık, aile ve yönsüz bırakılan gençlik
Geçtiğimiz günlerde İstanbul'da 17 yaşındaki lise öğrencisi Aylin Görgülü, akran zorbalığı iddiası sonrası metro raylarına atlayarak yaşamını yitirdi. Bu acı olay, sadece bireysel bir trajedi değil, derin bir toplumsal sorunun göstergesidir.
Akran zorbalığı nedeniyle yaşanan bu kayıp, zincirleme bir ihmalin sonucudur. Bir çocuk uzun süre zorbalığa maruz kalıyorsa, sadece zorba çocuk değil; aile, okul ve toplum da sorumludur.
Zorbalık yapan gençleri incelediğimizde benzer bir tabloyla karşılaşıyoruz. Sınır konmamış, davranışlarının sonuçlarıyla yüzleştirilmemiş, “Benim çocuğum yapmaz” savunmasıyla büyütülmüş bireyler…
Bir öğrenci defalarca disiplin cezası alıyor, okul değiştiriyor ama davranışı değişmiyorsa burada asıl soru şudur: Aile nerede?
Vicdan ve değer eğitimi
Çocuğa küçük yaşta doğruyu ve yanlışı öğretmezsek, vicdanı güçlenmez. Din sadece kurallardan ibaret değildir. İnsana “Karşındaki de senin gibi bir insan” demeyi öğretir.
Eğer bir genç başkasının hakkını gözetmeyi öğrenmemişse, onu kırmak ve incitmek normal gelir. İşte sorun tam burada başlar.
Toplumda inanç ve ahlak geri plana itilirse, herkes kendi çıkarını düşünmeye başlar. Genç için önemli olan iyi olmak değil, güçlü görünmek olur. Alkış almak, dikkat çekmek, öne çıkmak öncelik hâline gelir.
Oysa din ve ahlakın amacı insana sınır koymak, merhameti öğretmektir. Merhamet zayıfladığında zorbalık sıradanlaşır.
Başkasının hakkını korumak
Genç yaptığı şeyin sadece okulda ceza almakla bitmediğini bilmeli. Vicdan diye bir şey olduğunu hissetmeli.
“Kul hakkı” sadece camide duyulan bir söz değildir. Başkasının canını yakmamayı öğrenmektir. Bu bilinç olmazsa, zarar vermek kolaylaşır. Pişmanlık ise çoğu zaman çok geç gelir.
Kimlik arayışı ve yön kaybı
Bugün gençler farklı yönelimler içinde savruluyor. Anlam arayan genç, bir yere tutunmak ister.
Bu tutunacak sağlam bir değer bulamazsa, başka alanlara yönelir. Bazen gruplaşmalara, bazen sert kimlik arayışlarına…
İlahi söyleyen gençlerin tartışma konusu yapılması da bu değer karmaşasının bir yansımasıdır. Bir değeri küçümseyip başka bir davranışı normalleştirdiğimizde genç şunu sorar: “Doğru olan ne?”
Gençlere değer ve merhamet öğretilmeli; din ve ahlak sadece kurallar bütünü değil, hayatın rehberi olarak anlatılmalı.