"İŞVEREN ARTIK DİPLOMADAN ÇOK, BRÖVEYE BAKIYOR"
İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan ile Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Yılmaz, THINK TANK Projesi kapsamında RİDEVA Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Zirve Konuşmaları" programında gençlerle bir araya geldi. Eğitimden yapay zekâya, istihdamdan girişimciliğe kadar birçok başlığın ele alındığı programda, üniversitelerin değişen dünyaya uyum sağlaması gerektiği vurgulandı.

Çiğdem MEN
Programın ilk bölümünde konuşan Prof. Dr. Yusuf Yılmaz, üniversitelerde öğrencilerin eğitim sürecinde çalışma hayatıyla tanışmalarını sağlayan uygulamalara dikkat çekti.
Yılmaz, üniversitede ihtiyaç duyulan alanlarda öğrencilerin görevlendirildiğini belirterek, öğrencilerin dokuz ay boyunca maaş alırken aynı zamanda kampüs içerisinde çalışma imkânı bulduğunu ifade etti.
Meslek liselerinde öğrencilerin eğitim görürken iş hayatıyla tanışabildiğini söyleyen Yılmaz, benzer uygulamaların üniversitelerde de yaygınlaşmasının önemine işaret etti.
Gençlerin mezun olduktan sonra "tecrübesiz" gerekçesiyle istihdamda zorluk yaşayabildiğini belirten Yılmaz, öğrencilerin üniversite yıllarında kendilerini geliştirecek eğitimlere katılmalarının bu sorunu önemli ölçüde azalttığını söyledi.
Yapay zekâ teknolojilerinin çalışma hayatını hızla değiştirdiğini ifade eden Yılmaz, öğrencilerin yalnızca diploma ile değil, ek yetkinliklerle mezun olmalarının artık bir zorunluluk haline geldiğini dile getirdi.
Bilal Erdoğan: "Diploma artık tek başına yeterli değil"
Panelde söz alan İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan ise iş dünyasının beklentilerinin değiştiğine dikkat çekti.
Eskiden üniversite diplomasının işe yerleşmede önemli bir karşılığı bulunduğunu belirten Erdoğan, bugün işverenlerin çalışanı daha yakından tanımak istediğini söyledi.
Bilal Erdoğan, günümüzde işverenlerin yalnızca diplomaya değil, adayın sahip olduğu "mikro yeterliliklere" de dikkat ettiğini söyledi. Bu yeterlilikleri askerlerin üniformalarında taşıdığı brövelere benzeten Erdoğan, "Askerlerin üzerinde farklı eğitim ve başarılarını gösteren işaretler vardır. Artık iş hayatında da durum buna benziyor. İşverenler sizin hangi eğitimi aldığınıza, hangi yazılımı kullanabildiğinize, hangi projelerde yer aldığınıza, hangi sertifikalara sahip olduğunuza bakıyor. Diploma tek başına yeterli olmuyor." ifadelerini kullandı.
Ardından konuşmasını şöyle sürdürdü:
"İşveren artık 'İngilizce biliyorum' demenizi değil, gerçekten İngilizce sunum yapıp yapamayacağınızı görmek istiyor. Hangi dili ne seviyede konuşuyorsunuz, hangi yazılımı kullanabiliyorsunuz, hangi projeyi başından sonuna tamamladınız... Bunlar artık diplomanın önüne geçmeye başladı."
Erdoğan, öğrencilerin dört yıl boyunca yalnızca derslere odaklanmak yerine kısa süreli eğitimler, sertifika programları, gönüllülük çalışmaları ve stajlarla kendi "brövelerini" oluşturmaları gerektiğini belirterek, geleceğin iş dünyasında bu yetkinliklerin en önemli referanslardan biri olacağını söyledi.
"Meslek liselerine ilgi artıyor"
Konuşmasında mesleki eğitime de değinen Erdoğan, son yıllarda meslek liselerine yönelimin arttığını söyledi.
Meslek okullarında öğrencilerin eğitimleri devam ederken haftanın büyük bölümünü iş yerlerinde geçirebildiklerini hatırlatan Erdoğan, bu sayede mezun olduklarında dört yıllık iş tecrübesine sahip olarak çalışma hayatına başladıklarını ifade etti.
Bazı meslek lisesi mezunlarının üniversite mezunlarından daha yüksek gelir elde edebildiğini söyleyen Erdoğan, ailelerin ve gençlerin bu gerçeği görmeye başladığını belirtti.
Üniversitelerin de yalnızca diploma veren kurumlar olmaktan çıkarak öğrencilerine somut yetkinlik kazandıran yapılar haline gelmesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, gelecekte diplomaların yanında öğrencilerin kazandıkları becerileri gösteren belgelerin de önem kazanacağını ifade etti.
Rektör Yusuf Yılmaz "Sosyal Transkript" uygulamasını anlattı
Prof. Dr. Yusuf Yılmaz ise Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi'nde iki yıl önce başlatılan "Sosyal Transkript" uygulamasıyla öğrencilerin akademik başarılarının yanı sıra sosyal ve bilimsel faaliyetlerinin de kayıt altına alındığını söyledi.
Yılmaz, öğrencilerin bilimsel araştırma projeleri, TÜBİTAK çalışmaları, sosyal sorumluluk faaliyetleri, gönüllülük çalışmaları, sportif başarıları ve kulüp etkinliklerinin de mezuniyet sürecinde belgelendirildiğini belirtti.
Bu uygulamanın kısa sürede önemli sonuçlar verdiğini ifade eden Yılmaz, üniversitede sosyal sorumluluk proje sayısının onlar seviyesinden binin üzerine çıktığını, öğrencilerin bilimsel proje başvurularında da büyük artış yaşandığını söyledi.
Başarılı öğrencilerin yurt dışı eğitim programları gibi çeşitli desteklerde bu faaliyetlerinin de değerlendirmeye alındığını belirten Yılmaz, öğrenciler arasında olumlu bir rekabet ortamı oluştuğunu ifade etti.
Yapay zekâ ve robot teknolojileri geleceği nasıl değiştirecek?
Panelin ikinci bölümünde yapay zekâ teknolojilerinin iş hayatına etkisi ele alındı.
Prof. Dr. Yusuf Yılmaz, yapay zekâ konusunda Türkiye'nin doğru zamanda önemli adımlar attığını belirterek, bu alanda yetişmiş insan kaynağının artacağını ifade etti.
Yılmaz, "Yapay zekâ savunma sanayi başta olmak üzere birçok sektörde önemli bir dönüşüm oluşturuyor. Bu alanda geç kaldığımızı düşünmüyorum. Doğru bir zamanlamayla çok sayıda nitelikli insan yetişecektir." dedi.
Bilal Erdoğan ise yapay zekânın yalnızca bazı meslekleri dönüştürmeyeceğini, iş yapış biçimlerini de tamamen değiştireceğini söyledi.
Artık işverenlerin diplomadan çok bireyin sahip olduğu becerileri sorguladığını belirten Erdoğan, gelecekte üniversitelerin de bu değişime ayak uydurmak zorunda kalacağını ifade etti.
Robot teknolojilerindeki hızlı gelişime dikkat çeken Erdoğan, son yıllarda robotların fiziksel kabiliyetlerinin büyük ölçüde arttığını belirterek, yapay zekâ ile robot teknolojisinin birleşmesiyle insanların yaptığı birçok işin otomasyon tarafından gerçekleştirileceğini söyledi.
Ancak bunun insanların tamamen işsiz kalacağı anlamına gelmediğini ifade eden Erdoğan, gelecekte en çok ihtiyaç duyulacak özelliklerin insani beceriler olacağını vurguladı.
"İnsanlarla sağlıklı iletişim kurabilen, güven veren, ekip çalışmasına yatkın, sosyal yönü güçlü bireyler her zamankinden daha değerli olacak." değerlendirmesinde bulundu.
"Üniversiteler yalnızca diploma veren kurum olmamalı"
Bilal Erdoğan, üniversitelerin değişen iş dünyasının beklentilerine uygun şekilde dönüşmesi gerektiğini belirterek, öğrencilerin yalnızca akademik bilgiyle mezun olmalarının yeterli olmadığını söyledi.
Öğrencilerin eğitimleri boyunca projelerde yer almaları, gönüllülük faaliyetlerine katılmaları, yabancı dil seviyelerini geliştirmeleri ve farklı alanlarda sertifikalar edinmelerinin kariyerlerinde belirleyici olacağını ifade etti.
Erdoğan, gelecekte işverenlerin transkript kadar öğrencilerin sosyal ve teknik yeterliliklerini de görmek isteyeceğini dile getirdi.
"İnsani değerler daha fazla önem kazanacak"
Teknolojik gelişmelerin insan hayatını kolaylaştıracağını ancak insanların birbirleriyle kurduğu ilişkinin önemini ortadan kaldırmayacağını belirten Erdoğan, sosyal becerilerin ön plana çıkacağı yeni bir döneme girildiğini söyledi.
İnsanların birlikte çalışma kültürü, güven duygusu, dayanışma ve sosyal sorumluluk anlayışının geleceğin en önemli değerleri arasında yer alacağını ifade eden Erdoğan, gençlerin sadece teknik alanda değil, karakter gelişimi açısından da kendilerini yetiştirmeleri gerektiğini kaydetti.
Toplumların yalnızca rekabet üzerine inşa edilmemesi gerektiğini belirten Erdoğan, bireylerin birbirini destekleyen, birlikte üreten ve ortak faydayı önceleyen bir anlayış geliştirmesinin önemine dikkat çekti.
Genç girişimcilerden KOSGEB desteği talebi
Panelin soru-cevap bölümünde söz alan Bilgisayar Mühendisliği ikinci sınıf öğrencisi genç bir girişimci, üniversite eğitimi devam ederken kurduğu şirketin faaliyetlerinden bahsetti.
Şirket kuruluş sürecinde herhangi bir sorun yaşamadıklarını ancak genç girişimcilere yönelik Bağ-Kur prim desteğinin kaldırılmasının birçok öğrenci girişimciyi zorladığını belirten öğrenci, bu konuda yeni düzenlemeler yapılmasını talep etti.
Bilal Erdoğan ise Türkiye'nin şirket kuruluş süreçlerinde önemli ölçüde dijitalleştiğini belirterek, genç girişimcilerin önünü açacak destek mekanizmalarının artırılmasının faydalı olacağını ifade etti.
Erdoğan ayrıca çocukların erken yaşlarda sorumluluk almasının önemine dikkat çekerek, girişimcilik kültürünün küçük yaşlardan itibaren kazandırılması gerektiğini söyledi.
"Çocukları üniversite bitene kadar hiçbir sorumluluk almadan yetiştirmek doğru değil. Ne kadar erken sorumluluk alırlarsa, üretmeyi ve problem çözmeyi de o kadar erken öğrenirler." ifadelerini kullandı.
