SON DAKİKA
web
EKONOMİ Çarşamba 10 Haziran 2026 02:38

ELEŞTİRİ ÖZGÜRLÜĞÜ OLMAZSA EKONOMİK GELİŞME OLMAZ

Ekonomist Mahfi Eğilmez, özgürlük, güvenlik ve eleştiri hakkı arasındaki dengeye dikkat çekti. Eleştirinin demokratik toplumların olduğu kadar sağlıklı ekonomilerin de vazgeçilmez unsuru olduğunu belirten Eğilmez, eleştiriye tahammülsüzlüğün sansürden çok daha tehlikeli bir sonuç doğurarak otosansürü yaygınlaştırdığını söyledi

Eleştiri özgürlüğü olmazsa ekonomik gelişme olmaz

Ekonomist Mahfi Eğilmez, "Eleştiri Korkusu" başlıklı değerlendirmesinde özgürlük ile güvenlik arasındaki ilişkinin yalnızca siyasi değil, ekonomik sonuçlar da doğurduğunu belirterek, eleştiri kültürünün zayıfladığı toplumlarda gelişmenin ve kurumsal ilerlemenin sekteye uğradığını vurguladı.

Eğilmez'e göre özgürlük, bireylerin düşüncelerini baskı altında kalmadan ifade edebilmesi, sorgulayabilmesi ve karar alma süreçlerine katılabilmesi anlamına geliyor. Bu durum yalnızca bireysel hakların korunmasını değil, aynı zamanda ekonomik ve toplumsal gelişimin sürdürülebilirliğini de doğrudan etkiliyor.

Özgürlüğün en önemli unsurlarından birinin eleştiri hakkı olduğuna dikkat çeken Eğilmez, eleştirinin bireyler, kurumlar ve yöneticiler açısından bir denetim mekanizması işlevi gördüğünü ifade etti. Hataların ortaya çıkarılması, eksikliklerin giderilmesi ve daha doğru politikaların geliştirilmesinde eleştirinin belirleyici rol oynadığını belirten Eğilmez, sağlıklı bir eleştiri kültürünün yalnızca eleştireni değil, eleştirilen tarafı da geliştirdiğini kaydetti.

Otosansür ekonomiyi de etkiliyor

Eğilmez, tarih boyunca birçok yönetimin eleştiriyi bir gelişim fırsatı yerine tehdit olarak algıladığını belirterek, bunun zamanla bireylerin düşüncelerini açıklamaktan kaçınmasına yol açtığını söyledi.

Eleştiriye yönelik baskının her zaman doğrudan yasaklarla ortaya çıkmadığını ifade eden Eğilmez, hukuki kaygılar, mesleki endişeler ve toplumsal baskıların da insanların sessiz kalmasına neden olabileceğini dile getirdi. Bu durumun zamanla otosansür mekanizmasını güçlendirdiğini belirten Eğilmez, insanların herhangi bir açık yasak olmadan kendi düşüncelerini filtrelemeye başlamasının toplumun düşünsel üretim kapasitesini zayıflattığını vurguladı.

Uzmanlara göre eleştiri kültürünün gerilemesi yalnızca siyasi alanı değil, ekonomik karar alma süreçlerini de etkiliyor. Farklı görüşlerin dile getirilemediği ortamlarda risklerin doğru analiz edilmesi zorlaşırken, politika yapıcıların hataları zamanında görmesi de güçleşiyor.

Özgürlük ve güvenlik arasında denge vurgusu

Kamuoyunda sıkça tartışılan "özgürlük mü, güvenlik mi?" sorusuna da değinen Eğilmez, bu iki kavramın birbirinin alternatifi olarak görülmemesi gerektiğini savundu.

Güvenliğin olmadığı bir ortamda özgürlüklerin kırılgan hale gelebileceğini belirten Eğilmez, özgürlüğün olmadığı bir düzende ise güvenliğin zamanla kontrol mekanizmasına dönüşme riski taşıdığını ifade etti. Bu nedenle modern toplumların görevinin iki değerden birini seçmek değil, ikisini birlikte koruyacak kurumsal yapıları güçlendirmek olduğunu söyledi.

Farklı düşünceler gelişimin motorudur

Yazısının sonunda özgürlüğün yalnızca devletlerin tanıdığı bir hak olmadığını, aynı zamanda bireylerin sahip çıkması gereken bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Eğilmez, eleştirebilme ve sorgulayabilme yetisinin özgürlüğün en somut göstergesi olduğunu belirtti.

Eğilmez'e göre güçlü toplumlar, herkesin aynı fikirde olduğu toplumlar değil; farklı görüşlerin korkmadan ifade edilebildiği, eleştirinin tehdit değil gelişim aracı olarak görüldüğü toplumlar olarak öne çıkıyor. Uzmanlar da ekonomik kalkınmanın sürdürülebilirliği açısından ifade özgürlüğü, kurumsal şeffaflık ve eleştiri kültürünün birbirini tamamlayan unsurlar olduğuna dikkat çekiyor.