SON DAKİKA
web
Turizm Cumartesi 06 Haziran 2026 14:59

KPMG RAPORU TURİZMDE YENİ DÖNEMİ ŞEKİLLENDİRİYOR

KPMG Türkiye tarafından hazırlanan "Turizm Sektörüne Bakış" raporu, küresel turizmin 2025 yılında pandemi sonrası toparlanma sürecinden çıkarak kalıcı büyüme evresine geçtiğini ortaya koydu.

KPMG raporu turizmde yeni dönemi şekillendiriyor

Uluslararası turizm gelirleri bir önceki yıla kıyasla yüzde 6 artışla 1,8 trilyon dolara ulaşırken, turist sayısı 1,5 milyar barajını geçti.

Avrupa 793 milyon ziyaretçi ile en büyük destinasyon olmayı sürdürdü, Amerika ise 218 milyon turist ile temkinli büyümesini korudu. Çin'in pandemi dönemi kayıplarını telafi etmesi dengelerin yeniden kurulduğunu gösterdi. Türkiye, ziyaretçi sayısı bakımından 6'ncı sırada yer aldı. 52,8 milyon turist ve 64,4 milyar dolarlık gelir elde eden Türkiye, 10,7 günlük ortalama geceleme süresiyle Fransa, İspanya ve İtalya gibi rakiplerini geride bıraktı.

KİŞİ BAŞI HARCAMA ARTTI

Ziyaretçi başına düşen ortalama harcama yüzde 3,7 artış göstererek 1.008 dolara, gecelik harcama tutarı ise 100 dolar seviyesine ulaştı. 2025 yılında sektörün ekonomik değerinin gayrisafi yurt içi hasıla içerisindeki payı yüzde 4 seviyesinde gerçekleşti. Toplam gelirin 46 milyar 252 milyon dolarlık kısmını kişisel harcamalar oluştururken, paket tur harcamaları 18 milyar 196 milyon dolara ulaştı. Diğer yandan Orta Doğu'daki krizin etkisiyle erken rezervasyon döneminde talepte zayıflama olduğu ve rezervasyonlarda yüzde 20'ye varan düşüşler yaşandığı, toplam talepte daralmanın yüzde 25–30 seviyelerine ulaşabileceği belirtiliyor.

KRİZ YÖNETİMİ ÖN PLANA ÇIKACAK

Rusya, Almanya ve Birleşik Krallık pazarın ana lokomotifleri olmaya devam etti. 2025 yılı itibarıyla Türkiye'ye 1 milyonun üzerinde ziyaretçi gönderen ülke sayısı 13'e ulaştı. KPMG Türkiye Strateji ve Operasyonlar Direktörü Ruhican Özen, 2026 yılında turizm sektöründeki belirleyici unsurun derinleşen makropolitik belirsizlikler ve bölgesel ihtilaflar olacağını vurguladı. Özen, "Tüketici güven endeksi üzerinde oluşan jeopolitik baskı, geleneksel rotaların yerini alternatif destinasyonlara bırakmasına yol açarak küresel turizm haritasını yeniden şekillendiriyor. 2026 yılında turizmin başarısı, bu çok katmanlı krizlere karşı geliştirilecek adaptasyon kabiliyeti ve kriz yönetimi stratejilerinin etkinliğiyle doğrudan ilintili olacaktır" değerlendirmesinde bulundu.