ABD/İsrail-İran savaşını bitiren (nihai olarak değil) Mutabakat çarşamba akşamı imzalandı. Trump, G7 Zirvesi için Paris'te, kendisine verilen yemek için Versailles Sarayında bulunmasını imza için güzel bir fırsata dönüştürdü.
Neredeyse iki haftadır Ermenistan'ın durumunu sormamızı gerektiren bir dizi gelişme yaşandı.
Bu bir film karesi olsaydı, geçişleri hızlı hızlı nasıl gerçekleştirebileceğimi hayal ediyorum.
Dünya'da tartışılacak, konuşulacak daha ilginç mevzular var. Örneğin Abu Dabi'nin İran politikasındaki sertliğin BAE'ndeki birliğe ne şekilde zarar verdiği, emirliklerin böyle hedefe oturmaktan memnun olmadığını, Abu Dabi'nin merkeziyetçi eğilimlerinin ve hakim dış politika yöneliminin eleştirilmeye başlandığını konuşabiliriz.
İslamabat'taki ikinci tur görüşmeler başlamadan önceki durum, tarafların "ablukaya karşı abluka" durumu hala devam ediyor.
Savaşın 40. Gününde gelen ateşkesi nasıl yorumlamalı sorusu havada asılı kaldı çünkü şu ana kadar ABD dışında herkes birbirine ateş etmeye devam etti.
Savaşın ilk ayı doluyor, anlaşma ve müzakereler ile ilgili laflar havada uçtuğu için geçtiğimiz bir iki gün bir umut çatışmalar biter mi diye bekleyenler de var.
Savaşın 12. gününde insanların sormaktan sıkılmadığı sorulara cevap aranmaya devam ediliyor. Bölge ülkeleri istemedikleri ve tarafı olmadıkları bir savaşın negatif sonuçlarıyla ve riskleri ile karşılaştılar, kimisi Körfez gibi, kayıplarla dolu bir kapana sıkışmış durumda.