Duymuşsunuzdur… Dünyada, özellikle de Avrupa da akaryakıt krizi günlük yaşamı felç eder vaziyetlerde bugünlerde. Başta Fransa olmak üzere, kıta ülkeleri önce Rusya'nın uygulan kararı aldığı enerji sorunu için çözüm arayışlarında iken şimdi de akaryakıt krizi için kara kara düşünmeye başladı…
Hatırlarsanız OECD Haziran ayında açıkladığı ekonomi raporunda Türkiye'nin 2022'deki büyüme hızını 3.3'ten 3.7'ye yükselttiğini açıklamış, bunu da yüksek enflasyon ve tüketici güveninin azalmasıyla harcamaların kısıtlanacağına bağlamıştı.
Evet neler oluyor bize, insanoğluna neler oluyor? Değişen dünya düzenine uyum sağlayacağım diye gözünü hırs bürümüş, gücüne güç katacağım diye vicdan duygularını bir kenara bırakan insanoğlu öylesine fazla ki bu çağda. Geçen hafta program çekimleri için Berlin'deydim.
Yolda yürürken, bir yer de otururken bakarız hep değil mi etrafımıza insanları inceler, düşünürüz. Ekonomiyi ne dengeliyor, hızlı para akışını nasıl kimler yönlendiriyor, kaynakları nasıl güçlü tutuluyor diye.
Neden derseniz dünyanın hali ortada… Avrupa yaklaşan kış ile beraber yaşanması muhtemel ötesi hale gelen enerji sıkıntısı ile beraber soğukla mücadelenin yolunu ararken öte yandan Dünya devi Amerika kasımda ki ara seçimlere hazırlanmaya çalışıyor.
Uzun süredir insan gücü sıkıntısı çeken Almanya sendikalar, işveren dernekleri vs ile yaptığı görüşmeler sonucunda çözümü Amerika'nın yeşil kart uygulaması benzeri bir uygulama yapmakta buldu ve hemen kolladı sıvanıp hayata geçirecek sürece odaklandı.
En sevdiğim masaldı çocukken 'kibritçi Kız' okuyup yüreğimi sızlatan, beni ağlatan , kış mevsimin de hemen aklıma gelen o masal kahramanı gibi şu an yanı başımızda ki ülkeler ..
En sevdiğim mevsimin, en sevdiğim ayına geldik. Sonbaharın en güzel ayı Eylül… Tatlı telaşların, kışa yaklaşmanın verdiği, kimimizde belki mutsuzluk kimimiz de belki sevinçler yaratan Eylül…