Mahalle mahalle, sokak sokak sıfır atık…
Büyük değişimlerin büyük salonlarda, uzun konuşmalarla başladığını düşünürüz. Oysa bazen gerçek değişim bir mahallenin sokağında, bir evin mutfağında, çöpe attığımız küçücük bir ambalajla başlar.
Sıfır atık meselesi de tam olarak böyle hayatın tam içindeler, mutfağımızda, kapımızın önünde!
Geçtiğimiz günlerde Sıfır Atık Vakfı ile birlikte bir grup basın mensubu olarak Kütahya’daydık. “Yerelden Ulusala İsraf ve Atık” temasıyla düzenlenen Türkiye Sıfır Atık, Çevre ve İklim Değişikliği Çalıştayları’nın Kütahya ayağını ve Sonuç Konferansı’nı yerinde takip ettik.
Konferans öncesinde Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samet Ağırbaş ile sohbet etme fırsatımız oldu. Anlattıklarında en çok dikkatimi çeken, çalışmaların masa başında değil, doğrudan sahada yürütülmesiydi. Yaklaşık 100 kişilik ekip; mahalle mahalle, sokak sokak gezerek vatandaşları, kamu kurumlarını ve STK’ları dinliyor. Sorunlara ortak akılla çözüm arıyor.
Aslında sıfır atık; kaynaklarını verimli kullanan, üretirken doğayı gözeten, tüketirken israftan kaçınan bir kalkınma modeli. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayesinde başlayan Sıfır Atık Hareketi’nin bugün Birleşmiş Milletler’de de kabul gören küresel bir harekete dönüşmesi, konunun önemini zaten açıkça ortaya koyuyor.
“81 ilde, 86 milyon vatandaşımıza sıfır atık kültürünü yerleştirmek…” Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, bu sözleriyle hareketin hedefini tek cümlede özetliyor. Bir buçuk yıl içinde Türkiye’nin dört bir yanına ulaşmayı hedeflediklerini anlatan Ağırbaş’ın, “Sıfır atık kültürü küçükten büyüğe toplumun tamamına yerleşene ve artık kendimize ihtiyaç kalmayana kadar çalışmak…” sözleri ise bu yolculuğun asıl amacını ortaya koyuyor. Genç gönüllülerin de aktif rol aldığı bu çalışma ile sıfır atık kültürünün yeni nesillere aktarılması ve kalıcı bir yaşam biçimine dönüşmesi hedefleniyor.
Çünkü sıfır atık birkaç geri dönüşüm kutusundan ibaret değil; bir yaşam kültürü… Kütahya’da gördüğüm tablo bana bir kez daha şunu gösterdi. Şehirlerin sorunlarını çözmek istiyorsak önce o şehirde yaşayanları dinlemek gerekiyor.
Mahalle mahalle…
Sokak sokak…
Sıfır Atık Vakfı’nın sahaya inen, vatandaşı dinleyen ve gençleri bu sürecin merkezine alan çalışmalarını son derece kıymetli buluyorum. Sadece sorunları konuşmak yerine çözümün peşinden giden bu anlayışın Türkiye’nin dört bir yanında karşılık bulacağına inanıyorum.
Bu özverili çalışmalarından dolayı Sıfır Atık Vakfı’nı ve emeği geçen herkesi kutluyorum.
Çünkü çevre de gelecek de hepimizin meselesi…