Sağlık: Tarihten günümüze bütünsel bir bakış
Hipokrat demiş ki; "Bir toplumun sağlığı hakkında bilgi edinmek istiyorsanız, soludukları havaya, İçtikleri suya ve yaşadıkları yerlere bakın."
• İbni Sina demiş ki; "Hastalığın doğasını tam olarak bilmiyorsanız, onu doğaya bırakın. İyileşmeyi
Hızlandırmak için acele etmeyin; ya doğa kendi kendine şifa bulacaktır ya da hastalığın gerçek yüzü
Ortaya çıkacaktır."
• Atatürk demiş ki; "Türk vatandaşının sağlığı ve sağlamlığı, her zaman üzerinde durulacak ulusal
Sorunumuzdur; çünkü Cumhuriyet, düşünsel, bilimsel ve bedensel bakımlardan güçlü ve yüksek düzeyli
Koruyucular ister."
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) anayasasına göre sağlık; "sadece hastalık ve sakatlığın olmayışı değil, bedensel,
Ruhsal ve sosyal yönden tam bir iyilik halidir." Bu tanım, sağlığı yalnızca tıbbi bir durum olarak değil, kişinin
Kendi iç dünyasında ve toplum içindeki konumunda bir bütün olarak ele alır.
Anayasal dayanak: Sağlık hakkı
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 56. maddesi, sağlık kavramının temelini yasal bir güvenceye oturtur:
"Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Sağlığı korumak, devletin ve bireylerin
Ödevidir."
Bu madde, sağlığı sadece bir biyolojik süreç değil; devletin korumakla yükümlü olduğu, bireyin de kendi
Bedenine karşı sorumlu olduğu temel bir vatandaşlık hakkı olarak tanımlar.
Sağlığın temel bileşenleri
Bedensel (fiziksel) iyilik hali: Vücudun biyolojik fonksiyonlarının normal seyretmesi; hastalık ve
Sakatlıklardan arınmış olması.
Ruhsal (zihinsel) iyilik hali: Kişinin zihinsel dengesinin yerinde olması, stresle baş edebilme kapasitesi
Ve duygusal huzurun korunması.
Sosyal iyilik hali: Bireyin çevresi, ailesi ve toplumla uyumlu ilişkiler kurabilmesi; ekonomik ve çevresel
Koşulların insani bir yaşam standardını desteklemesi.
Sağlık durumunun belirlenmesi
Bir bireyin "sağlıklı" olduğu kararı, bütünsel bir değerlendirme sürecine dayanır:
Klinik ve bireysel değerlendirme: İlk mercii uzman hekimlerdir. Süreç, hastanın kendi beyanı ile
Başlar ve hekimin fizik muayene, anamnez, laboratuvar testleri ve görüntüleme yöntemleriyle elde
Ettiği verilerle klinik bir sonuca bağlanır.
Kurumsal ve yasal süreçler: İşe giriş, ehliyet veya rapor süreçlerinde karar, hastanelerde toplanan
Sağlık Kurulları tarafından verilir. Hukuki boyut kazanan veya ihtilaflı durumlarda ise nihai yetki Adli
Tıp Kurumundadır.
Standartların belirlenmesi: DSÖ ve Sağlık Bakanlığı, tıbbi standartları (referans aralıkları, eşik
Değerler vb.) belirleyerek hekimlerin karar verme süreçlerine rehberlik ederler.
Yaşam manifestomuz:
"Kutsal bedenimize iyi bakalım, ruh sağlığımızı koruyalım. Yaşamın zorluklarına karşı
Direncimiz, 'Çanakkale Geçilmez' iradesiyle her hücremizde daim olsun."