SON DAKİKA

TCMB'nin krediyi kısması emlak sektörünü etkiler mi?

Şenay Araç Cumartesi 30 Mayıs 2026 02:00

Mart ve Nisan ayı konut satış verilerine baktığımızda özellikle ipotekli satışlarda ciddi bir hareketlilik görmüştük.

Faiz oranları yüksek olmasına rağmen vatandaş yine de kredi kullanarak eksik kalan kısmını tamamlamaya çalışıyordu. Çünkü bugün bir ev almak isteyen vatandaşın büyük bölümü artık sadece birikimiyle hareket edemiyor. Peşinatı tamamlamak için ihtiyaç kredisi kullanan da vardı, kredi kartıyla ödeme yapan da vardı, elindeki altını bozan da vardı.

Ancak 22 Mayıs Cuma günü Merkez Bankası’nın aldığı yeni kararlarla birlikte piyasada yeni bir süreç başladı. Bankaların kredi büyüme oranları düşürüldü. İhtiyaç kredilerinde büyüme sınırı yüzde 4’ten yüzde 3’e indirildi. Taşıt kredileri ve kredili mevduat hesaplarında da sınırlar aşağı çekildi. Ticari kredilerde de sıkılaşma adımları geldi.

Merkez Bankası bu kararların “makrofinansal istikrarı güçlendirmek” amacıyla alındığını açıkladı. Yani piyasadaki kredi genişlemesini kontrol altında tutmak istiyorlar. Ama bu durum özellikle gayrimenkul sektörünü doğrudan etkileyebilir.

Çünkü bugün piyasada birçok satış aslında “eksik kalan kısmı krediyle tamamlama” modeliyle ilerliyordu. İnsanlar yüksek faiz olsa bile “yarın daha zor olabilir” düşüncesiyle kredi kullanıyordu. Şimdi ise sadece konut kredisine değil, ihtiyaç kredilerine ulaşımın da zorlaşması peşinat oluşturmayı daha da zor hale getirecek gibi gözüküyor.

Özellikle orta gelir grubunda bu durum daha fazla hissedilecektir. Çünkü bugün birçok kişi peşinatın bir kısmını ihtiyaç kredisiyle, kalan kısmını konut kredisiyle tamamlayabiliyordu. Bankaların daha sıkı kredi politikası uygulaması hem satış hızını yavaşlatabilir hem de alıcı tarafında bekleme sürecini artırabilir.

Vatandaş artık kredi kullanırken iki kere düşünmeye başladı. Hatta kredi kartı kullanırken bile insanlar tedirgin. Limitler daralıyor, faizler yüksek, bankalar daha seçici davranıyor. Bu da piyasadaki güven ortamını etkiliyor.

Önümüzdeki günlerde bu kararların emlak sektörüne nasıl yansıyacağını daha net göreceğiz. Özellikle yaz aylarında taşınma sezonunun başlamasıyla birlikte krediye ulaşımın zorlaşması satış adetlerinde yavaşlamaya neden olabilir. Çünkü gayrimenkul piyasasında kredi hâlâ en önemli desteklerden biri.

Ama şunu da unutmamak gerekiyor:

Türkiye’de konut ihtiyacı hâlâ çok yüksek. Evlenen, taşınan, kiradan çıkmak isteyen, yatırım yapmak isteyen büyük bir kesim var. Bu nedenle piyasada tamamen durma beklemiyorum. Ancak krediye ulaşım zorlaştıkça alım kararlarının daha yavaş verildiği, pazarlıkların arttığı ve nakit gücü olanların avantajlı olduğu bir döneme giriyoruz gibi gözüküyor.