Yurtdışı yatırımında işin gerçek yüzü ortaya çıktı
Son üç aydır Ortadoğu'da yaşanan savaş, yurt dışında gayrimenkul yatırımı yapanlara işin gerçek yüzünü göstermiş oldu.
Uzun zamandır özellikle Dubai’den konut almak, Avrupa’dan ev alarak oturum ya da kolay vize imkânı elde etmek çok fazla konuşuluyordu. Sosyal medyada lüks projeler, yüksek kira getirileri, dövizle kazanç hikâyeleri anlatılıyordu. Ancak kimse işin arka tarafını konuşmuyordu.
Gayrimenkul alırken her şey güzel görünebilir. Size maket projeler gösterilir, deniz manzaraları gösterilir, “Bu proje çok değerlenecek” denilir. Ama önemli olan sadece satın alırken anlatılanlar değildir. Önemli olan, bir sorun olduğunda muhatap bulabilmek, yatırımınızın arkasında duran bir firma olması ve kriz anında ne yapacağınızı bilmektir.
Son dönemde özellikle Dubai yatırımı yapan birçok kişi zor durumda kaldı. Bölgedeki savaş ve belirsizlik nedeniyle fiyatlarda gerilemeler yaşandı. Taksitle ev alan yatırımcılar, piyasa düşse bile taksitlerini ödemek zorunda kaldı. Bazı satış firmalarına ulaşılamadı, müşterilere dönüş yapılmadı. İnsanlar “Ne olacak, ne yapacağız?” diye sordu ama net cevap alamadı.
İşte yurt dışında yatırım yapmanın en büyük riski burada ortaya çıkıyor. Siz Türkiye’deyken başka bir ülkede yatırım yapıyorsunuz. O ülkede siyasi bir kriz çıkıyor, savaş ortamı oluşuyor veya ekonomi değişiyor. Böyle bir durumda mülkünüzün ne olacağını, nasıl satacağınızı, kiracınıza nasıl ulaşacağınızı, satış yapan firmayı nerede bulacağınızı bilemeyebilirsiniz.
Aynı durum Avrupa’dan, özellikle Yunanistan’dan konut alanlar için de geçerli. Kolay vize veya oturum almak için Yunanistan’dan ev alan çok sayıda Türk yatırımcı var. Ancak Yunanistan’da da zaman zaman adalar üzerinden siyasi gerginlikler gündeme geliyor. Olası bir krizde bu yatırımların nasıl etkileneceği de ayrı bir soru işaretidir.
Son iki aydır alıcılar artık daha bilinçli davranmaya başladı. Yurtdışı yatırımlarına olan talep neredeyse yok denecek kadar azaldı. İnsanlar artık sadece “Bugün ne kadar kazanırım?” diye bakmıyor. “Yarın bir sorun olursa ne yaparım?” diye de düşünmeye başladı.
Ben her zaman şunu söylüyorum: Ne varsa ülkemizde var.
Türkiye’de gayrimenkul yatırımında çok fazla seçenek var. Konut var, iş yeri var, arsa var, tarla var, ticari gayrimenkul var, depo var, fabrika var, turizm yatırımları var. Yeter ki piyasayı doğru okuyalım, doğru araştırma yapalım ve işin uzmanından destek alalım.
Gayrimenkul sadece ev alıp satmak değildir. Bazen hiç düşünmediğiniz alanlarda yatırım fırsatları çıkar. Daha önce benden ada satın almak için müşteri talebi gelmişti. O dönem bununla ilgili araştırma yapmıştım. Bu hafta ise ilk defa faal ticari liman satın alma talebi geldi. Önce şaşırdım, sonra “Bunu nasıl bulabilirim?” diye araştırmaya başladım.
Bu da gösteriyor ki gayrimenkulün sınırı yoktur. Bilgi sahibi olmak, piyasayı gözlemlemek, ekonomik gelişmeleri takip etmek ve doğru öngörüde bulunmak yatırımcıyı her zaman yukarı taşır.
Yatırım yaparken sadece bugün kazanacağınız parayı değil, yarın yatırımınızın ne olacağını da düşünmek gerekir. Güvenli yatırım; gerektiğinde satılabilen, değerini koruyan ve yatırımcısına huzur veren yatırımdır.
Paranızı ülkenizde kazanıp ülkenize yatırım yapmak hem kendi geleceğiniz hem de ülkemizin geleceği için çok kıymetlidir.