SON DAKİKA
web

Türkiye-Irak-Suriye birlikte hizalanacak

Ertuğrul Türkoğlu Cuma 05 Haziran 2026 02:00

Barrack, Trump tarafından mevcut görevlerine ilaveten Irak Özel Temsilcisi olarak atamasından sonra verdiği demeçte ''Türkiye, Irak ve Suriye'de istikrar olmadan Ortadoğu'da istikrar sağlanamayacağını, bu üç devletin birlikte hizalanması gerektiğini ve ABD'nin bu üç ülkeyle ilgili etnik, dini ve mezhepsel farklılıkları aşan tek temas noktası olacağını'' söyledi.

Bu sözlerle ilgili birbiriyle çelişen yorumlar yapıldı. Benim kanaatim Barrack malumu ilan etti. ABD; Irak ve Suriye politikalarını Ankara’yla oluşturacak ve uygulayacak. Bugüne kadarda olan buydu ama ifade edilmiyordu. Nitekim Fidan Barrack’ın beyanatı ile ilgili fikrini soran gazeteciye ‘’Sıra Irak’ta’’ dedi.

Amerika eskiden Ortadoğu politikalarını İngiltere ve İsrail’le birlikte oluştururdu. Bazen Londra baskın gelirdi bazen Tel Aviv. ABD, HAMAS’ın 7 Ekim saldırısından sonra, tabiri caizse İsrail’in peşine takıldı. Trump başkan olunca iyice İsrail’in dümen suyuna girildi. Bu gelişmeler İngiltere’yi, bağımsız dış politikalar takip etmeye ve zaten iyi olan Ankara’yla ilişkilerini bir üst seviyeye taşımaya itti.

ABD’nin İsrail’le ortaklığının iki istisnası var. Bunlardan ilki Suriye. İsrail istikrarsız, zayıf ve bölünmüş bir Suriye hedefliyordu. ABD Türkiye’nin birleşik Suriye projesine destek verdi. Önce Esat devrildi. Sonra ülkenin bütünlüğü sağlandı. En sonunda PYD-PKK tarafından kurulan özerk bölge tarihe karıştı. ABD Suriye’de Türkiye ile birlikte hareket ettiği için son derece memnun. İran ve Rusya Suriye’den tasfiye edildi. Suriye terör örgütlerinin beşiği olmaktan kurtarıldı. Göç durdu hatta geri göç başladı.

İkinci istisna Irak. Irak’ın durumu Suriye’den daha karışık. Sorunlarının çözümü çok daha zor. Bununla birlikte Körfez savaşı ve İran’ın Hürmüz Boğazını kapatması, Irak’ın stratejik önemini çok artırdı. Eğer güvenlik sağlanabilirse, Körfez’in petrol ve gazını Avrupa’ya ulaştırarak Hürmüz’ün kapatılmasından doğacak riskleri ortadan kaldıracak olan nakil hatları, Irak’tan geçecek. 

İran Irak’ın kendi kontrolünde olmasını istiyor. Şii nüfus, sayıları yarım milyona yaklaşan Şii milisler ve Talabani grubu Tahran’ın başlıca dayanak noktaları. İsrail zayıf ve bölünmüş bir Irak istiyor. Barzani ve PKK en yakın müttefikleri. Türkiye istikrarlı, bütünlüğünü sağlamış ve İran’ın uydusu olmayan bir Irak’ın peşinde. 

Bir önceki seçimleri Türkiye ve Suudi Arabistan’ın girişimleriyle ittifak kuran Sadr-Barzani koalisyonu kazandı. Fakat İran’ın baskıları netice verdi ve Sadr milletvekili seçilen taraftarlarını istifa ettirdi. Buna rağmen İran’ın desteklediği Maliki hükümeti kuramadı. ABD ve Türkiye’nin üzerinde anlaştığı Şii teknokrat Sudani başbakan oldu. Son seçimlerden Barzani ile ittifak kuran Sudani birinci çıkmışta olsa Şii bloku Maliki’yi başbakan adayı gösterdi. Malikinin başbakan olması demek Irak’ın İran’a teslim edilmesi demek.

Suriye’de PKK-PYD’ye destek vererek Türkiye’yle ters düşen Barzani’de Maliki’ye destek verdi. Maliki’de bu desteğin karşılığında Barzani’nin desteklediği cumhurbaşkanı adayına oy verdirecekti. Ankara ve Washington Maliki’yi kabul etmeyeceklerini deklere ettiler. Ankara bu aşamada Talabani’yle diyaloğa girdi. Taraflar Talabani’nin gösterdiği adayın cumhurbaşkanı seçilmesinde, Talabani’nin Türkiye’nin çıkardığı başbakan adayının desteklemesinde ve Kerkük valiliğinin Türkmenlere verilmesinde anlaştılar. THY pazarlığın gereği olarak Süleymaniye’ye uçmaya başladı. Türkiye Talabani’ye uyguladığı ambargoyu kaldırdı.

Maliki’nin başbakanlığına karşı olan Tel Aviv cumhurbaşkanının Barzani grubundan olmasını istiyordu. ABD’de Türkiye’nin geliştirdiği formülü destekleyince İran ve İsrail hedeflerine ulaşamadı. Türkiye’nin planı gerçekleşti. Beyaz Saray, Türkiye ile birlikte hareket ettiğinde sonuç aldığının, İsrail’le ortaklaştığında tökezlediğinin ve kan kaybettiğinin farkında. Bu bizi güçlü kılıyor. 

Irak’ın en büyük problemi askeri yapının parçalı olması. Amerika on yıldır Barzani ve Talabani’ye ait peşmerge güçlerini Bölgesel Yönetimin ordusu olarak tek emir-komuta altında yapılandırmaya çalışıyor. Bir adım bile mesafe kat edemedi. Bölgesel Yönetim Barzani’nin kontrolünde. Diyelim ki Talabani bu nedenle kendine bağlı güçlerden vaz geçmiyor. Barzani de peşmergesinin Bölgesel Yönetimin ordusuna dönüşmesine karşı. Zira peşmerge güçleri Bölgesel Yönetimin ordusu olduktan sonra ‘’Devletlerin tek ordusu olur. Irak ordusuna katılın’’ baskısının başlayacağının farkındalar. 

Haşdi Şabi örgütünün altında toparlanan Şii milislerin Irak ordusuna katılımı daha büyük problem. Haşdi Şabi başına buyruk hareket eden ve zaman zaman birbirleriyle çatışan onlarca fraksiyondan oluşuyor. İran’a bağlı fraksiyonlarda var örgütte İran’a karşı olan Arap milliyetçisi Şii oluşumlarda. Bunlara ilaveten dağları mesken tutmuş ülkeyi karıştırma potansiyeli olan ondan fazla silahlı grup var Irak’ta. 

Irak’ın Suriye’ye göre başlıca avantajı Suudi Arabistan ve İran’dan sonra Orta Doğu’nun en zengin enerji rezervlerine sahip olması. Bir diğer avantajı, Körfezin petrol ve gazını piyasalara ulaştıracak en kısa ve düşük maliyetli güzergahın topraklarından geçmesi. Irak Türkiye için her zaman mühimdi fakat güzergahın devamının Türkiye’den geçmesi Irak’ın önemini hayati seviyeye çıkardı. Birlikte hizalanmanın nedeni bu. 


Warning: Invalid argument supplied for foreach() in /home/analizga/public_html/modules/yazarlar/theme/turkbilisim-v5/main.php on line 219