Ekonomi yönetimi ve piyasalar için 2026 yılının en kritik dönemeçlerinden biri olan Nisan ayını geride bıraktık.
Ekonomi yönetiminde genellikle rakamlara, grafiklere ve faiz oranlarına odaklanırız.
Baharın yüzünü iyice göstermesiyle birlikte rotalar çizilmeye, rezervasyon sitelerinde mesai harcanmaya başlandı.
Son aylarda markete giden herkes aynı şeyi söylüyor: "Eskiden aldıklarımı artık alamıyorum." Peki gerçekten ne değişti?
Küresel piyasalar bu haftaya, Ortadoğu'dan gelen ateşkes sinyalleriyle bir nebze nefes alarak başladı.
Nisan ayının gelmesiyle birlikte küresel piyasalarda esen bahar rüzgarları, Türkiye ekonomisi üzerinde de etkisini hissettirmeye başladı.
Küresel ekonomide kartların her gün yeniden karıldığı, jeopolitik gerilimlerin ticaret yollarını "ateş çemberine" çevirdiği bir dönemden geçiyoruz.
Bayram alışverişi için market arabasını doldurmaya çalıştığımız şu günlerde, kasadaki rakamlar kadar can sıkan başka bir durum daha var: Eksilen gramajlar ve değişen tatlar. Ekonomi literatüründe "Shrinkflation" ve "Skimpflation" olarak adlandırılan bu kavramlar, artık soframızın başköşesine davetsiz misafir gibi oturdu.