Bir şarkıyı unutulmaz yapan nedir?
Bazı şarkılar vardır; ilk notası çaldığı anda sizi yıllar öncesine götürür. Bir yaz akşamına, ilk aşkınıza, uzun bir araba yolculuğuna ya da zihninizde canlandırdığı başka bir anıya gidebilirsiniz
Geçtiğimiz günlerde beynimin saklı kalmış köşelerinden fırlayan bir şarkının melodisinin beni ilkokul yıllarına götürmesiyle onu ilk kez duyduğum zamanda buldum kendimi.
Sonra düşündüm; bir şarkıyı unutulmaz yapan neydi? Neden bazı melodiler hafızamızda yaşamaya devam ediyordu?
Bir şarkıyı unutulmaz yapan sözleri miydi? Öyle olsa dilini bilmediğimiz, ne anlattığından bi’ haber olduğumuz bir şarkı bizi nasıl büyüleyebilirdi? Birkaç nota, bir insanın hafızasına nasıl bu denli sıkıca tutunabilir, yıllarca saklı kalmış bir kilidi tek bir hamlede açabilirdi? Bir beste nasıl yaşadığımız anılara dönüşebilir ve bir film izler gibi geçmişe yolculuk yapmamızı sağlayabilirdi?
Film ve dizi müziklerinde de değişen bir durum yoktu. Hepimizin zihnine kazınan bazı sahneler vardır. O sahneleri unutulmaz kılan ise ne sadece oyunculuklar ne de diyaloglardır. O sahneyi unutulmaz kılan hikâyenin görünmeyen anlatıcısı müziktir. Çıkarılırsa görüntü yerinde kalır ama bıraktığı duygu eksilir. Belki de bu yüzden bazı melodiler hiç eskimez; zaman geçtikçe bizimle büyürler.
Müziğin hafızamızdaki bu yerini düşünürken ben, bu duyguyu milyonlarca izleyiciye yaşatan isimlerden biri olan Toygar Işıklı’nın sevindirici haberini okudum.
Toygar Işıklı Recording Academy’nin oy veren üyeleri arasında
Ezel, Karadayı, İçerde, Kara Sevda ve Çukur gibi hafızalara kazınan yapımların müziklerine imza atan Toygar Işıklı, Grammy Ödülleri’ni düzenleyen Recording Academy’nin oy veren üyeleri arasına kabul edildi. Böylece Işıklı, Grammy adaylarının ve kazananlarının belirlenmesinde oy kullanma hakkına sahip olacak.
Perdeler yeniden açılıyor
Yaz mevsiminin son günleri yaklaşırken tiyatro sahneleri de yeni sezon için hazırlıklarını hızlandırdı. İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (İKSV) 30. İstanbul Tiyatro Festivali’nin programı da yavaş yavaş şekillenmeye başladı.
Ben de yeni sezon için ilk biletimi şimdiden aldım; festival programının “Bu İşte Bir Kadın Var” seçkisinde yer alan oyun “Bir Bebek Evi” ilk tercihim oldu. Görünen o ki bu sonbahar tiyatro salonları da dolu dolu geçecek.
Can Yayınları ağustos kitaplarını duyurdu
Can Yayınları, ağustos ayında İtalyan edebiyatının usta ismi Elsa Morante’nin Çocukluk Anıları ile 1938 Günlüğü isimli kitaplarını okurla buluşturuyor.
Tomris Uyar’ın ilişkilerdeki arzu ve kırılmaları çok katmanlı bir dille aktardığı Güzel Yazı Defteri ile Cemal Süreya’nın anı, otobiyografi ve denemeyi iç içe geçirdiği Günler yapıtı da bu ayın öne çıkan eserleri arasında.
Programda ayrıca Nobel Edebiyat Ödüllü Patrick Modiano’nun belleğin sisli sokaklarında bir kayıp zaman arayışına çıktığı Uyuyan Hatıralar ile Isabel Allende’nin Nazi Avrupa’sından günümüze uzanan savaş, göç ve aidiyet hikâyesi Rüzgâr Adımı Biliyor raflarda yerini alıyor.
Bu ayın klasiklerinde ise Willa Cather’ın değişen Amerika’ya sarsıcı bir bakış sunduğu zamansız yapıtı Yitik Bir Kadın var.