Yaz ayları, sebze ve meyvelerin en bol ve en kaliteli olduğu dönem. Bu nedenle birçok kişi kış hazırlıklarına başlayıp evde konserve yapıyor.
Her gün sofraya oturuyoruz. Çocuklarımızın önüne yemek koyuyor, ailemizle birlikte aynı ekmeği bölüşüyoruz. Çoğumuz için yemek, yalnızca bir ihtiyaç değil; aynı zamanda güven, sağlık ve huzur demek. Ancak Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) yayımladığı son rapor, bu güven duygusunun her zaman karşılık bulmadığını gösteriyor.
Kalp krizi geçirmek ya da koroner stent işlemi yaptırmak, özellikle genç yaşlarda hayatı ikiye bölen bir deneyim olabiliyor.
Çoğumuz dişimizi fırçalarken lavaboda gördüğümüz birkaç damla kanı önemsemeyiz. "Sert fırçaladım herhalde" deyip geçeriz.
Eskiden bel ve boyun ağrıları daha çok ileri yaşların problemi olarak görülürdü. Şimdi ise uzun masa başı çalışmaları, saatler süren trafik çilesi, hareketsizlik ve düzensiz beslenme derken genç yaşta birçok kişi aynı şikâyetlerle doktora gidiyor.
Adı "elektronik" olunca insana ister istemez teknolojik bir güven hissi geliyor. Zararsız, şık, modern… Ama işin aslı biraz farklı.
Merhaba, her Pazar Analiz Gazetesi'nde sizlerle sağlık üzerine konuşacağım. Bu köşede; tıbbın güncel gelişmelerinden uzman görüşlerine, doğru bilinen yanlışlardan mental sağlığa, beslenme ve yaşam alışkanlıklarından günlük hayatımızı etkileyen küçük ama önemli detaylara kadar geniş bir alanda birlikte olacağız.