Bugünlerde sanatseverlerin gündeminde Odyssey var. Herkes bu filmi izleme telaşında. Hatta İmax salonlar için bir hafta önceden bilet almak gerekiyor.
Bu aralar Meltem Gürle'nin kitapları elimden düşmüyor. Önce "İrlanda Defteri"ni okudum şimdi de "Kırmızı Kazak" kitabını bitirmek üzereyim.
İKSV, hayatımıza katmaya devam ediyor… İstanbul Caz Festivali 33. kez dünyanın önemli sanatçılarını müzikseverlerle buluşturuyor.
Geçen hafta Harbiye Açıkhava "Aleksandrov Rus Kızılordu Korosu"nu ağırladı.
Ben onu sinemanın sultanı olarak bilirdim, meğer o tuvalin de sultanıymış.
Joan Baez'ı ilk 1970'li yıllarda ablam dinlerken tanımıştım. Gitarıyla barış şarkıları söyleyen genç bir kadın. Çocuk aklımla bile diğer sanatçılardan farklı olduğunu anlamıştım.
Sanıyorum, son zamanlarda hiçbir yazar beni bu kadar etkilemedi. Günlerdir Edouard Louis'in kitaplarını elimden düşürmeden okuyorum.
2000'li yılların başında Toronto'ya gitmiştim. Beni bu uzak kente götüren sebep hem yeni yerleri keşfetme merakı hem de o dönemde Kanada'ya yerleşip yerleşmeme – o yıllarda reklamcılar arasında çok trend bir olaydı- kararıydı.