Yıldırımhan
Savunma sanayi fuarları diğer fuarlardan farklıdır. Bu fuarların en önemli amaçlarından biri hasım ülkelere meydan okumaktır. Kitlelere ve sektör mensuplarına moral vermektir. Dünyaya mesaj iletmektir. SAHA fuarında sergilenen Yıldırımhan balistik füzesinin prototipi, bu amaçlardan hepsine hizmet etti.
Yıldırımhan ismi verilen bir füzenin bir tarafında Atatürk’ün imzasının, diğer tarafında Osmanlı tuğrasının olması, verilebilecek en güzel mesaj: ‘’Atatürk’te bizim, Osmanlı da bizim. Türkiye Cumhuriyeti Osmanlının devamı. Atatürk bir Osmanlı Paşası ve devletimizin kurucusu. Milli mücadelenin kahraman komutanı. Osmanlıyı da Atatürk’ü de sahiplenmeliyiz.’’
Savunma sanayi partiler üstü olmalı. Muhalefet iktidardan daha çok sahiplenmeli. Projeler üretmeli. Öneriler getirmeli. Yanlışları ortaya koymalı. Söylenecek ve yapılacak o kadar çok şey varken, milletin sahiplendiği ve devletin ikbali için hayati olan savunma sanayi konusunda, muhalefetin pasif kalarak meydanı iktidara bırakması anlaşılır gibi değil.
Özgür Bey dışındaki liderler fuarı ziyaret etmediler. 55 yabancı bakanın, yüzden fazla general rütbesindeki yabancı komutanın iştirak ettiği bir fuara muhalefet ilgisiz kalamaz. Siyasetçilerin haber olmaları, ilgi çekmeleri, savunma sanayinde yapacaklarını anlatmaları ve yaklaşımlarını ortaya koymaları için fuarlar en münasip mekanlar.
Özgür Beyin Sinop’ta yapılan füze denemelerini, balıklar rahatsız oluyor gerekçesiyle eleştirmesini hariç tutarsak, savunma sanayine gösterdiği ilgi takdire şayan. Sinop’ta popülizm tuzağına düştü. Denemeden nasıl füze üretilebilir? Füzeyi alkışlayıp denemeye karşı olunur mu? Özel eleştiriyle birlikte çözüm önerseydi mesela ‘’Okyanus kıyısındaki Somali’de askeri üslerimiz var. Füze denemelerini orada yapalım’’ deseydi puan toplardı. Somali’de füze denemeleri de yapacak olan Uzay Merkezinin kurulacağı açıkladığında, Özel’de puan kazanırdı.
Özel, Kaan fabrikasını ziyaret ederek motor teminindeki sıkıntının ortaya çıktığı dönemde Kaan’a sahip çıktığında, en bariz hatalarında dahi ona toz kondurmayanlar ve her durumda yanında duranlar tarafından eleştirildi. Hatta linç edildi. Oysa Özgür Bey’in yaptığı doğruydu. Yanlış olan bu tavrın devamını getirmemesiydi.
Dünyada uçak motoru üretebilen ülkeler belli. Üreticiler belli. CHP ‘’Kaan’ın üretmek için Amerika’nın onayını beklemeyelim. Motoru şu ülkelerden, şu tedarikçilerden alalım’’ önerisini her platform da seslendirmeliydi. Hatta bahse konu üreticileri ziyaret ederek konuyu gündemde tutmalıydı. Haddizatında motoru Kanada’dan alacaktık. GE yerli motor üretebilmemiz için teknoloji transferi önerince Amerika’ya yönelmiştik. CHP yapıcı muhalefet yaparsa, sadece eleştirmek yerine çözüm üretirse, daha etkili olur.
CHP’yi destekleyen muhalifler gerçekten ilginçler. Bir kısmı zihinlerinde Türkiye ile cumhur ittifakını özdeşleştirmiş. Öyle ki Türkiye için iyi olan hamlelere de cumhur ittifakının işine yarayacağı için karşı çıkıyorlar. Nevşin Mengü’nün Yıldırımhan ile ilgili değerlendirmesi aynen şöyle: ‘’ Yıldırımhan füzesinin üstünde Kemal Atatürk imzasını gördüğümde ‘’Ne kadar ironik. Ülkemizin kurucusu Atatürk ‘’Yurtta sulh, cihanda sulh’’ sözüyle bilinir. Ama bugün Yıldırımhan füzesinin üzerinde imzası var.’’
Bu zihniyete göre Atatürk ‘’Yurtta sulh, cihanda sulh’’ dediği için füze üretmemeliyiz. Füze üretip üstüne Atatürk’ün imzasını koymamız ‘’çok ironik.’’ Gazi’nin en büyük talihsizliği, anlaşılamaması ve/veya yanlış anlaşılması. Atatürk hayatı savaş meydanlarında geçmiş bir asker. Yurdunu savunmak için savaşmış. Bu sözü söyledikten sonra da tavrında bir değişiklik yok. Mussolini Antalya üzerinde hak iddia ettiğinde ve Hatay’ın anavatana katılma sürecinde, hasta olmasına rağmen asker kıyafetlerini giyip güneye seyahat eden ve Türkiye’nin hasımlarına meydan okuyan bir devlet adamı.
Türkiye’nin kendisini korumak için füze üretmesi nasıl ‘’Yurtta sulh, cihanda sulh’’ ilkesiyle çelişir? Türkiye hangi devlete saldırdı, nereye füze attı? Atatürk, daha cumhuriyet kurulmadan Avrupa’daki elçilere ‘’Nasıl uçak fabrikası kurarız? Araştırın. Gerekli görüşmeleri yapıp, raporlayın’’ talimatını veren adamdır. İmkansızlıklar içinde Kayseri’de uçak fabrikası ve beş tane silah fabrikası kurdu. Ayrıca özel sektöre de hem uçak hem de silah fabrikaları kurdurdu.
Türkiye’nin balistik füze üretmesi ve üzerine Atatürk’ün imzasını koyması ancak takdir edilir. Hükümete ‘’Sergilediğiniz bir prototip. Bunu ne zaman üretip orduya teslim edeceksiniz?’’ sorusu yöneltilir ve bu süreç takip edilir. Yeri gelirse hükümet sıkıştırılır. Muhalif-muvafık gazetecilerin işi budur.
İlk balistik füzemiz olan Tayfun 2022 senesinde duyuruldu. Orduya 2023’ün sonunda teslim edilen ilk Tayfunların menzili 800 kilometreydi. 2026 itibariyle üretimde olan Tayfunun geliştirilmiş dördüncü versiyonunda, menzil talebe göre 1500 ile 3000 kilometre arasında olabiliyor. Aynı başarıyı Yıldırımhan’da da göstermeliyiz. Prototip süratle gerçek füzeye dönüşmeli. Bunu başarırsak ‘’Türkiye prototipini sergilediği ürünleri kısa sürede üretir’’ imajı pekişir.
Füzemizin talihinin ismini taşıdığı padişahımızdan farklı olmasını diliyor, Sultan Bayezid’i dualarla yad ederken emeği geçen herkesi ‘’Büyük Türkiye’nin gerçek mimarları’’ olarak saygı ve minnetle selamlıyorum.