SON DAKİKA

Elektronik sigara: "Masum buhar" masalı…

Mezin Dedeyi Pazar 17 Mayıs 2026 02:00

Adı "elektronik" olunca insana ister istemez teknolojik bir güven hissi geliyor. Zararsız, şık, modern… Ama işin aslı biraz farklı.

Elektronik sigara dediğimiz şey aslında su buharı falan değil; nikotin, kimyasal maddeler ve ağır metallerin küçük bir “kokteyl bulutu”. Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Özkan Demirhan’ın da vurguladığı gibi, ısıtılınca ortaya çıkan bazı maddeler formaldehit gibi zararlı bileşiklere dönüşebiliyor.

En kritik konu ise nikotin. Sadece bağımlılık yapmıyor; özellikle beyin gelişimi devam eden gençlerde dikkat, öğrenme ve duygu kontrolünü de etkileyebiliyor. Yani “bir deneyeyim” cümlesi bazen uzun bir alışkanlık cümlesine dönüşebiliyor.

Elektronik sigaralarla ilgili bir diğer önemli nokta ise uzun vadeli etkilerinin henüz tam olarak bilinmemesidir. Ancak mevcut bilimsel veriler; akciğerlerde tahriş, solunum sistemi hasarı ve güçlü bağımlılık riskini net şekilde ortaya koymaktadır.

Kısacası elektronik sigara, “zararsız alternatif” değil; sadece farklı bir formda nikotin ve kimyasal maruziyetidir. Sağlık açısından en net gerçek değişmiyor: Başlamamak, en güvenli seçenek…

FOTO:: DR SERAN GOCER

Sıvı Yüz Germe: Gençleşmenin yeni kısa yolu mu, yoksa sessizce hayatımıza giren bir trend mi?

Son dönemde estetik dünyasında sık sık duyduğumuz bir uygulama var: sıvı yüz germe. Adı bile biraz merak uyandırıyor aslında. Ne ameliyat var, ne kesi… Sadece enjeksiyonlarla yüzü daha dinlenmiş, daha genç bir görünüme kavuşturma vaadi.

Peki, tam olarak ne yapıyor bu yöntem?

Medikal estetik uzmanı Dr. Seran Göçer’in de anlattığı gibi sıvı yüz germe; zamanla yüzde oluşan hacim kaybı, sarkma ve kontur bozulmalarını cerrahiye girmeden düzeltmeyi amaçlıyor. Amaç sadece “genç görünmek” değil, yüzün doğal dengesini yeniden yakalamak.

İşin içine giren içerikler de oldukça teknik: hyaluronik asit, kalsiyum hidroksiapatit (CaHA), PLLA ve polinükleotitler… Bu maddeler cildin kendi kolajen üretimini harekete geçirerek zamanla daha canlı bir görünüm sağlamayı hedefliyor. Yani sonuç anında değil; yavaş yavaş, zamana yayılarak ortaya çıkıyor.

Genellikle birkaç seans şeklinde planlanıyor. İlk uygulamalardan sonra hafif şişlikler olsa da günlük hayata dönüş oldukça hızlı. Asıl etki ise haftalar, hatta aylar içinde belirginleşiyor.

Ama asıl soru burada başlıyor: Gerçekten işe yarıyor mu, yoksa iyi pazarlanmış bir trend mi?

Uzmanlara göre doğru kişiye, doğru teknikle yapıldığında yüzü daha taze ve dengeli gösterebiliyor. Ancak Dr. Göçer’in de özellikle altını çizdiği gibi bu yöntem herkes için mucize değil. Özellikle ileri düzey sarkmalarda cerrahinin yerini tutması beklenmiyor.

Bir diğer önemli nokta ise kalıcılık meselesi. Evet, bu işlemler kalıcı değil. Yani belli aralıklarla tekrar edilmesi gerekiyor. Bu da hem düzenli takip hem de uzun vadeli bir planlama anlamına geliyor.

Kısacası sıvı yüz germe; ne tamamen “mucize gençlik iğnesi”, ne de tamamen “gereksiz bir moda”… Ama net olan bir şey var: estetik dünyasında hızlı ve ameliyatsız çözüm arayışının yeni adı olmuş durumda.

Ve belki de en basit ama en zor soru hâlâ aynı:

Gerçekten gençleşmeye mi ihtiyacımız var, yoksa aynada sadece biraz daha “iyi hissettiren” bir görüntüye mi?

********************************************

FOTO: DİYETİSYEN NİL SAHİN

“Karbonhidrat mı daha çok kilo aldırır, yağ mı?” sorusu var ya… 

Diyetisyenlerin en çok duyduğu, sofraların ise en çok tartıştığı konu. Diyetisyen Nil Şahin Gürhan da bu işe net bir nokta koyuyor: aslında ikisi de masum değil.

İşin özü çok basit: Vücudun bir muhasebe sistemi var. Ne kadar harcıyorsan, ne kadar alıyorsan… Eğer aldığın fazla gelirse, vücut da “bunu ileride lazım olur” deyip yağa çevirip kenara koyuyor. Yani suçlu tek bir besin değil, biraz fazla kaçırmak.

Karbonhidrat tarafı

Burada önemli olan karbonhidratın türü.

• Kompleks olanlar (yulaf, bulgur, tam tahıllar, baklagiller, sebze ve meyveler) → Daha uzun tok tutar, kan şekerini yavaş yükseltir, daha dengeli ilerler. 

• Basit olanlar (şekerli gıdalar, beyaz unlu ürünler, paketli atıştırmalıklar) → Hızlı yükseltir, hızlı düşürür ve kısa sürede tekrar acıktırır. Yani “bir tane daha yesem mi?” döngüsünü başlatır. 

Yağ tarafı

Yağlar da masum değil ama tamamen suçlu da değil. Hatta vücut için gerekli.

Zeytinyağı, avokado, kuruyemiş ve balık gibi sağlıklı yağlar önemli. Ama burada da ölçü kaçarsa iş değişiyor. “Bir avuç ceviz” derken yarım pakete kaymak çok kolay ????

Küçük ama kritik detay

• Yağ 1 gramda 9 kalori içerir 

• Karbonhidrat 1 gramda 4 kalori içerir 

Ama mesele yine kalori tablosu değil, toplam denge.

Son söz

En net cümle aslında şu:

“En iyi diyet, sürdürülebilir olan diyettir.”

Yani yasak listeleri, korkular, katı kurallar değil… Biraz denge, biraz farkındalık kazanıyor.

Kısacası; karbonhidrat da yağ da düşman değil. Fazlası sadece iyi bir planın dengesini bozuyor.

Sağlıkla kalın, haftaya pazar görüşmek üzere


Yazarın En Çok Okunan Yazıları
Merhaba 'Analiz' okurları
Pazar 10 Mayıs 2026 02:00