Bugün dünya, bir yüzyılda görülemeyecek köklü değişikliklerden geçiyor. COVID-19 salgını tüm dünyayı kasıp kavurdu. Ardından Ukrayna ve Rusya arasındaki savaş bütün ülkeleri üzdü ve maddi manevi etkiledi.
Sevgili okurlarım bugün size oradan buradan başlığı altında değişik konulardan söz edeceğim.
Geçen gün milli maçı seyrediyordum. Portekizlileri başarısızlıkları nedeniyle sinir ettiğimiz bir maçta, son dakikada gelen Penaltıyı atamayan Milli takım madara oldu. Burak Yılmaz'ın artık futbolu bırakması gereken bir zamanda hala Milli takımda oynatılmasına mı yanayım, klas ayaklarıyla penaltıyı dahi atamadığına mı yanayım.
Şu savaş çıkmasaydı ülkemize bu yıl Rusya'dan çok fazla turist gelecekti. 2022 yılına dair ilk sinyallerin oldukça umut verici olduğu her yerde konuşuluyordu.
Şu savaş başladıktan sonra bugüne kadar doğru bildiğimiz bazı konuların, pek de öyle olmadığını anlıyoruz. Çin, Rusya ve Hindistan'ın birlikte ABD'ye karşı ekonomik güç olma çalışmaları, Çin'in İpek Yolu ile Avrupa'ya hatta oradan Arjantin'e kadar ulaşmasını konuşuyorduk.
Her şey o kadar hızlı akıyor ki, belki siz bu yazdıklarımı okurken hayat bambaşka bir yola sapmış olabilir.
Bu hafta uzun bir aradan sonra yurt dışına çıkmayı planlamıştım. Arkadaşlarıma da, "savaş çıksa da giderim öylesine sıkıldım" demiştim. Ama evdeki hesap çarşıya uymadı. Savaş çıktı.
Bu ayın başında Erdoğan ve Lübnan Başbakanı Necib Mikati, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yaptıkları görüşme sonucunda Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün olduğu gibi bugün ve yarın da kara gün dostu olarak Lübnan'ın yanında durmaya devam edeceğini söyledi.