SON DAKİKA

Yapay zekâya kimlik kartı geliyor

Ceyhun Mısırlıoğlu - ceyhunm@gmail.com Pazar 09 Ağustos 2026 02:00

Teknoloji ile iç içe olmama rağmen kendim bile internette gördüğüm bir fotoğrafı gerçek olup olmadığını anlamam giderek zorlaşmaya başladı.

Bir siyasetçinin hiç söylemediği sözleri veya söylediği videoları, gerçekte var olmayan insanların fotoğrafları ve birkaç saniye içinde hazırlanan sahte ses kayıtları artık hayatımızın bir parçası haline gelir oldu. 

Eskiden “Gözümle görmeden inanmam” derdik. Bugün ise gözümüzle gördüğümüze bile hemen inanmamamız gereken bir döneme girdik. 

Avrupa Birliği, bu karmaşayı azaltmak amacıyla önemli bir adım attı. Yapay Zekâ Yasası’nın şeffaflık hükümleri 2 Ağustos 2026 itibarıyla uygulanmaya başladı. Yeni dönemde yapay zekâ sistemlerinin bazı durumlarda kendilerini açıkça belli etmesi gerekecek.

Bir başka ifadeyle yapay zekâya adeta kimlik kartı geliyor diyebilirim. 

Karşımızdaki insan mı, makinemi? artık bileceğiz. 

Yeni düzenlemenin en dikkat çekici maddelerinden biri, insanların bir yapay zekâ sistemiyle iletişim kurduklarının açıkça belirtilmesi.

Bir internet sitesindeki müşteri temsilcisiyle yazıştığınızı düşünün. Size cevap veren kişi gerçekten şirket çalışanı mı, yoksa otomatik çalışan bir yapay zekâ mı?

Bugüne kadar birçok kullanıcı bunun cevabını bilmiyordu. Bazen insan sandığımız bir sohbet robotuyla dakikalarca konuşuyor, hatta derdimizi anlatıyorduk. Yeni kurallara göre kullanıcıların karşılarında bir yapay zekâ bulunduğu konusunda açıkça bilgilendirilmesi gerekiyor.

Bu küçük gibi görünen uyarı aslında oldukça önemli. Çünkü insanlar, karşılarında gerçek bir insan olduğunu düşündüklerinde daha fazla kişisel bilgi paylaşabiliyor. Banka işlemlerinden sağlık sorularına kadar birçok konuda yapay zekâ sistemleriyle konuşuyoruz.

Dolayısıyla kiminle ya da neyle konuştuğumuzu bilmek artık yalnızca bir teknoloji meselesi değil, aynı zamanda güven meselesi.

Deepfake içerikler etiketlenecek

Yeni dönemin en büyük sorunlarından biri de deepfake olarak adlandırılan sahte görüntü, video ve sesler.

Yapay zekâ sayesinde herhangi bir kişinin yüzü başka bir videoya yerleştirilebiliyor. Bir sanatçının, siyasetçinin veya iş insanının sesi neredeyse kusursuz biçimde taklit edilebiliyor. Üstelik bunu yapmak için artık büyük bir stüdyoya veya pahalı cihazlara ihtiyaç yok.

Bir bilgisayar ve birkaç dakikalık ses kaydı çoğu zaman yeterli olabiliyor.

Avrupa Birliği’nin düzenlemesine göre gerçekmiş gibi görünen yapay zekâ üretimi veya yapay zekâ ile değiştirilmiş görüntü, video ve seslerin açık biçimde belirtilmesi gerekecek.

İçeriği izleyen kişi, karşısındaki görüntünün yapay zekâ tarafından üretildiğini veya değiştirildiğini anlayabilecek.

Bu durum özellikle seçim dönemlerinde, savaş haberlerinde, yatırım tavsiyelerinde ve ünlü isimlerin kullanıldığı dolandırıcılıklarda büyük önem taşıyor. Çünkü sahte bir video bazen milyonlarca kişiye ulaşabiliyor ve gerçek olmadığı anlaşılana kadar iş işten geçmiş olabiliyor.

Güzel bir pazar günü dileklerimle…