SON DAKİKA

Eski bayramlar mı değişti, yoksa biz mi?

Esra Tanrıverdi Pazartesi 25 Mayıs 2026 02:00

Bir zamanlar bayram sabahları başka kokardı… Yeni alınmış ayakkabıların heyecanı, mutfaktan gelen sarma kokusu, ütülenen kıyafetlerin sesi, erkenden kalkmış anneler, telaşlı babalar…

Kapı kapı dolaşılan akrabalar, el öpmeler, harçlıklar, kalabalık sofralar…

Şimdi ise birçok evde bayram sabahı sessiz başlıyor.

Aynı evin içinde herkes başka bir ekrana bakıyor.

Eskiden bayramda insanlar birbirine giderdi, şimdi mesajlar birbirine gidiyor.

Peki ne değişti?

Bayramlar mı?

Yoksa insanın dünyayla kurduğu bağ mı?

Eski bayramlarda insanlar daha mı mutluydu bilinmez…

Ama daha “bir arada” oldukları kesin.

Çünkü bayram sadece tatil değildi; aidiyet duygusuydu.

İnsan, bir yere ait olduğunu hissederdi.

Kalabalık bir sofrada yerinin olması bile ruhu iyileştirirdi.

Bugün ise modern yaşamın hızında insanlar yalnızlaştı.

Aynı apartmanda birbirini tanımayan insanlar çoğaldı.

Bayram ziyaretleri “zahmet”, uzun sohbetler “yorgunluk” gibi görülmeye başladı.

Oysa psikolojik olarak insan; görülmeye, hatırlanmaya ve temas etmeye ihtiyaç duyar.

Bayramların ruh sağlığı üzerindeki etkisi tam da burada başlıyor.

Bayramlar insana yalnız olmadığını hatırlatır.

Bir telefon, bir sarılma, birlikte içilen bir çay bile insanın ruhsal yükünü hafifletebilir.

Çünkü insan sosyal bir varlıktır ve duygular temasla iyileşir.

Ama bayramlar herkes için kolay geçmez…

Bazı insanlar için bayram; eksik sandalyeleri hatırlatır.

Kaybedilen anne babaları, küslükleri, çocukluğu, eski evleri…

Bu yüzden bayramlar bazen mutluluğun değil, özlemin de adıdır.

Belki de bu yüzden büyüdükçe bayramların tadı değişiyor.

Çünkü çocukken bayramı bize hazırlayan birileri vardı.

Şimdi ise birçok insan hem hayatın yükünü taşıyor hem de içindeki çocuğu ayakta tutmaya çalışıyor.

Yine de bayramlar hâlâ önemli.

Çünkü insan bazen en çok kalabalıkta değil, hatırlandığında iyileşir.

Belki bu bayram uzun uzun konuşamayacağız…

Ama bir kapıyı çalmak, bir büyüğün elini tutmak, kırgın olduğumuz birine “Nasılsın?” demek bile ruhumuza iyi gelebilir.

Belki eski bayramları geri getiremeyiz…

Ama bayramın içindeki insanlığı yeniden hatırlayabiliriz.

Tüm okuyucularımın bayramını en içten dileklerimle kutluyor; sağlık, huzur, umut ve güzel anılarla dolu nice bayramlar diliyorum…