Salı günü Güney Kore devlet başkanı ve cumhurbaşkanımız iki ülkenin stratejik ortaklık kurma kararını duyurdular. Aynı gün ortaklığı pekiştirecek olan birbirinden önemli anlaşmalara imza atıldı. Aynı soydan geliyor olmamız (Özellikle aydınlar Turani bir halk olduklarını ve atalarının Büyük Hunlar döneminde Kore'ye geldiklerini düşünüyorlar) ve işgalcilere karşı yaptığımız silah arkadaşlığı, ilişkilerimizin gelişmesini kolaylaştıracaktır.
Geçen hafta bir aileyi kaybettik. Masum, pırıl pırıl, gurbetçi bir aileyi. Almanya'dan İstanbul'u gezmeye gelmişlerdi. İstanbul'dan memleketlerine uğrayacak, aile büyüklerini ve akrabalarını ziyaret edecek ve Almanya'ya döneceklerdi. Maalesef bunlar olmadı. Çok acı bir şekilde can verdiler. Cenabı Allah cenneti ve cemalini nasip eylesin.
Trump'ın geçen hafta Türkistan devletlerinin başkanlarıyla Beyaz Saray'da bir araya gelmesi ve stratejik açıdan birbirinden önemli anlaşmaların imzalanması uluslararası basında ABD ''Büyük Orta Asya Projesini başlatıyor'' yorumlarına neden oldu.
Makalemin başlığını İsrail'in en çok okunan gazetesi olan Haaretz'in manşetinden aldım. Türkiye'nin Batıya her geçen gün artan bir ivmeyle yakınlaştığı muhakkak. Yakınlaşmaya Batılıların bizden daha istekli oldukları da açık seçik gözüküyor ki bu durum Türkiye'nin çok dikkatli olmasını gerektiriyor.
Trump başkan olana kadar ABD'yi yönetenler Çin'in aldığı mesafenin ve süper güç olma hedefine emin adımlarla yürüdüğünün farklında değillerdi. Pekin'in o tarihlerde siyasi ve askeri alanlarda agresif olmaması, ekonomik büyümeye odaklanması ve Kızıl Ordu'nun Gürcistan ile Ukrayna'ya saldırması, dikkatleri Rusya'ya yöneltmişti. Haddizatında ABD ve İngiltere'nin geleneksel politikasına göre esas tehdit Rusya'ydı.
Devletimizin kararlılıkla yürüttüğü Terörsüz Türkiye sürecine iktidar, ana muhalefet ve muhalefetin önemli kısmı destek veriyor. Sürece muhalefet eden İyi Parti, Zafer ve Anahtar Partinin mensupları bile "Terörsüz Türkiye'yi kim istemez?" diyorlar. Onlar da geniş halk kesimleri gibi PKK'ya güvenmiyorlar. Sürecin başarıyla sonuçlanacağına inanmıyorlar.
Tayyip Beyin Amerika seyahatinden bir süre sonra Eskişehir Beylikova'daki Nadir Toprak Elementlerinin (NTE'nin) Amerika'ya verileceği iddiaları ortaya atıldı. (Makalenin hakkıyla anlaşılabilmesi için, okumayan okurlarıma 27 Haziran'da yayınlanan NTE başlıklı makalemi okumalarını tavsiye ederim.)
Son zamanlarda enerji ve madenler üzerine çok sayıda makale kaleme alınca bakanlığın basın bürosundan bilgi vermek amacıyla aradılar. İlk gündem maddesi Kerkük-Ceyhan petrol nakil hattıydı. DEAŞ çekilirken nakil hattına zarar vermiş. Bölgesel Yönetim sınırları dahilindeki hattı onarmış. Ama hattın Kerkük kısmı onarılmamış. Bağdat ile Erbil kimin onaracağı konusunda anlaşamıyormuş.